Daha daha Türkiye
Batılı güçler petrol için savaş çıkartırken Türkiye'nin bölgede belirleyici rol oynaması neden çakalları paniklettiğini siz de sormaya başladınız mı?
Yazar, Ortadoğu'daki savaşların aslında petrol kaynaklarını kontrol etmek amacıyla Batılı ülkeler tarafından organize edildiğini, Libya, Suriye, Irak ve İran örnekleriyle anlatmaktadır. Türkiye'nin bu bölgelerde stratejik anlaşmalarla devreye girmesinin, ABD'nin nüfuzunu azaltıp kendi ağırlığını artırdığını savunmaktadır. Ancak yazarın iddiasını destekleyen veriler ne kadar güvenilir ve bu geopolitik analiz ne denli nesnel bir değerlendirmedir?
Bugün yeryüzünde tanık olduğumuz savaşların büyük bölümü "Hırsızlık ve soygun" sistemince hayata geçirilmektedir. Haydi gelin bunu ilginç bir örnekle açıklayalım.
Libya'nın tespit edilmiş 48 milyar dolarlık petrol rezervi var. Bunun değeri tam 5.5 trilyon dolar.
Afrika'da rezerv açısından birinci, dünyada ilk on arasına giren bir ülke Libya.
Üstelik ABD, Fransa, İngiltere, Belçika, Almanya gibi ülkelerde tam 150 milyar doları var. Devlet tahvillerine yatırılmış bir paradan bahsediyoruz. Ayrıca öldürülen Kaddafi'nin büyük çoğunluğu Fransa'da olan 200 milyar dolar kişisel serveti var. Şimdi hal böyle olunca ne yapar bu SOYGUN SİSTEMİ
Öküzün trene baktığı gibi bakar mı Tabii ki hayır. Nitekim öküz değil ağzından salyalar akan çakallara döndüler. Fitne tohumları ile iç savaş çıkardılar. Kaddafi'yi öldürttüler. Hemen 150 milyar dolarlık Libya devletine ait olan parayı dondurup vermediler. BM iç savaşa müdahaleyi tartışıp henüz karar almadan Fransa kendi başına gitti ve Libya'yı uçaklarla ilk bombalayan ülke oldu.
Çünkü Kaddafi'nin kişisel serveti 200 milyar doların büyük bölümü Paris'teki Merkez Bankası'ndaydı.
Fransızlar o parayı yıllarca çatır çatır kullanıp yiyordu. Şimdi Kaddafi'nin akrabaları bu paranın peşine düştü. İngiltere'de Fransa aleyhine dava açıp "Para miras yoluyla bize ait. Geri verin" dediler. Libya'da Kaddafi'den sonra kurulan yeni hükümet de 150 milyar dolarlık devlet alacağının peşine düştü. Hemen General Hafter'i Amerika'dan Libya'ya gönderip savaştırarak ülkeyi ikiye böldüler. Çünkü ABD'de tam 35 milyar dolar Libya parası vardı.
Dondurulmuş 150 milyar dolar için "İki tane Libya hükümeti var. Ne yapacağız
Bu parayı kime vereceğiz Kusura bakmayın tek devlet olsun sonra konuşuruz" diyerek üzerine yattılar. Fransa da Kaddafi'nin kişisel serveti 200 milyar doları veremeyeceğini açıkladı. Çünkü para Kaddafi'nin üzerinde gözükmüyor, off-shore hesaplarında kaybolup gidiyordu. Ara da bul bulabilirsen idi durumlar.
Tabii bundan çok daha fazla hesapları vardı bu salyalı çakalların. Asıl hedef Libya'nın tespit edilmiş 5.5 trilyon dolar değerinde 48 milyar varillik petrolüydü. Araya Türkiye girdi. Tüm oyunları bozdu, salyalı çakallara okkalı bir tokat indirdi. Şimdi hem deniz yetki anlaşması yaptık Libya ile hem de birlikte orada petrol arama anlaşmaları imzaladık.
Yani çakalların tezgahı Türkiye'ye yaradı. Libya gönülden Ankara'ya bağlandı.
Suriye'de de benzerini yaptılar. Esad'ın kişisel serveti 2 milyar dolar İngiltere ve ABD bankalarında yatıyordu.
Dondurdular. Esad destekçilerinin ise ne kadar parası olduğu açıklanmıyor. Üstelik ABD yıllarca Suriye petrolünü taşıdı dolar olarak kasasına. 120 milyar dolarlık petrol kaybı vardı Suriye'nin.
ABD bunun 25 milyar dolarını, ülkeyi İsrail'in güvenliği için bölüp parçalamak uğuruna teröristlere yağdırmıştı.
Finalde Türkiye biz kez daha devreye girdi.
Oyun bozdu. Şam'ı Ankara'ya bağladı.
Çakalların tezgahı bir kez daha Türkiye'ye yaradı sonuçta.
Irak'ta 3.5 trilyon dolarlık petrol rezervi vardı. Saddam'ı indirip bu ülkeyi petrol şirketleri ile işgal ettiler. Sadece İngiliz BP ve Amerikan Exxon Mobil'in 2003'ten itibaren 10 yılda Irak'tan geliri 250 milyar dolardı.

5