ABD'DE tuhaf şeyler olur. Yeni bir akım geliyor. Hızla yükselen bu akımın gizli lideri ise şu anda ABD Başkan yardımcısı olan JD Vance. Cumhuriyetçi Parti içinde İsrail'i körü körüne destekleme, Amerikan dış politikasını tamamen Tel Aviv'e ipotek etme taraftarı olan geleneksel sağcılar hegemonyası artık çatırdıyor. Onlara karşı duran yepyeni akım "Yeni Sağ "olarak öne çıktı. Yeni Sağ'ın en aktif ismi Başkan Yardımcısı JD Vance geçtiğimiz hafta çok ilginç açıklamalar yaptı. Dünya gündeminin çok yoğun olduğu bir dönemde bu açıklamalar sayfalar arasında kayboldu gitti. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Başkanı Donald Trump'ın gerektiğinde Netanyahu ve İsrail yönetimi ile yolları ayırmaya hazır olduğunu gösterdiğini öne sürdü. Hatta daha da iddialı konuşarak "Buna en hazır Başkan, Trump'tır" dedi.
Bu açıklama bile bir devrimdir ve gelecekte İsrail'in ABD'deki gücünün tasfiyesine yönelik işaretlerin en güçlüsüdür. Çünkü JD Vance'ın gelecekte (özellikle 2028 başkanlık seçimlerinde) ABD Başkanı olma şansı, mevcut siyasi dinamikler göz önüne alındığında oldukça yüksek bir ihtimal. Halihazırda Başkan Yardımcısı olması, ona Cumhuriyetçi Parti içindeki yarışta çok güçlü bir başlangıç avantajı sağlamaktadır. "MAGA" (Make America Great Again) Hareketinin Doğal Varisi olması, Trump'ın arkasından gelen "Yeni Sağ" ve ulusal muhafazakâr akımın en popüler entelektüel ve politik figürü görülmesi ona güç ve avantaj kazandırıyor. Trump tabanının ve seçmenlerin büyük çoğunluğunun desteğini arkasına alma potansiyeli en yüksek isim olarak gösteriliyor. Tarihsel olarak Amerikan siyasetinde görevdeki başkan yardımcıları parti adaylığı yarışında her zaman en şanslı ve en çok tanınan adaylar olmuşlardır. Genç ve dinamik profiliyle çalışan sınıf Amerikalılara hitap edebilmesi ve genç yaşına rağmen tecrübe kazanmış olmasıyla onu parti içinde uzun vadeli bir lider haline getirmiştir. ABD tarihinde ilk kez "Washington'ın Orta Doğu politikasının tamamen İsrail devletine veya çıkarlarına tabi olamayacağını" net bir şekilde ifade edebilen geleceğin başkan adayına tanıklık ediyoruz.
İlk kez JD Vance gibi bir ABD Başkan Yardımcısı Orta Doğu dış politikasının İsrail'e körü körüne bağlanamayacağını, gerektiğinde ABD'nin kendi ulusal çıkarları doğrultusunda farklı yollar izleyebileceğini, yolları ayırabileceğini dünyaya ilan ediyor. J.D. Vance'in bu açıklamaları, Washington'ın Orta Doğu politikasındaki geleneksel "kayıtsız şartsız müttefiklik" anlayışından "Koşullu" bir yaklaşıma geçiş sinyali. Vance'in yaklaşımı, Trump yönetiminin "Önce Amerika" ilkesinin bir uzantısı olarak ortaya çıkıyor. ABD'nin dış politikadaki adımları, başka bir ülkenin güvenliğinden ziyade doğrudan Amerikan ulusal güvenliği ve ekonomik çıkarları terazisine tartılmalı görüşünde olan yeni bir akım patlama yaşıyor. İsrail'e verilen sınırsız destek artık yargılanıyor ve sorgulanıyor. Hem de en tepelerde. Bu desteğin ABD'ye maliyeti, iç siyasetteki yankıları ve stratejik riskleri masaya yatırılarak "Bundan vazgeçmeliyiz" yaklaşımı Vance gibi bir ikinci adam tarafından bile dillendiriliyor. Cumhuriyetçi Parti içerisindeki geleneksel dış politika çizgisinden (Neo muhafazakâr çizgi) farklı olarak, Vance gibi

3