Ahmak

ABD'nin İsrail'e yapışması Ukrayna, İran ve Çin'de kıstırılmasına neden olmuşsa, bu strateji başarısızlığı mı yoksa kaçınılmaz jeopolitik hesaplaşma mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD'nin İsrail desteği nedeniyle uluslararası itibarını ve karizmasını kaybettiğini, USS Gerald R. Ford'daki yangından İran operasyonlarına kadar bir dizi askeri başarısızlık yaşandığını iddia ediyor. Ortadoğu'ya sıkışan ABD'nin asıl stratejik hedefi olan Çin ve Asya'dan uzaklaştığını belirtiyor. Peki Trump'ın saldırgan söylemleri gerçek bir strateji mi, yoksa başarısızlıkların ardından maskelemesi mi?

YIL 2020 Temmuz...
ABD'nin USS Bonhomme Richard uçak gemisi San Diego'ya demirledi ve bakıma alındı. İçinde yüzlerce denizci ve sivil işçi vardı. Sabah saatlerinde yangın çıktı.
Alevler hızla yayıldı.


Saatler içinde patlamalar oldu. Siyah dumanlar San Diego'yu kapladı ve alevler dört gün gökyüzünü sardı. 60'tan fazla denizci yaralandı.
Üst komuta kulesi ağır hasar aldı. Güverte eğrildi. İç bölmeler tamamen yandı. Gemi kurtarılamayacak kadar hasar gördü.
Uzman heyet hasarın "3-4 milyar dolar" olduğunu açıkladı.


Onarım maliyeti çok yüksek bulununca uçak gemisi hurdaya çıkarıldı.
Beyaz Saray başlangıçta "Bu bir dikkatsizlik sonucu çıkan yangın" diyerek olayı örtbas etmeye çalıştı. Ancak aradan zaman geçince olayın kundaklama olduğunu itiraf etmek zorunda kaldılar. ABD denizcisi Ryan Sawyer Mays, kundaklamadan tutuklandı. Günlerce yargılandı. Ortada bir sabotaj vardı ama çözemiyorlardı. "İran saldırdı" diyenler bile oldu. Olay sırasında USS Bonhomme Richard Görev Grubu komutanı olan Amiral Philip Sobeck ve Filo komutan Amiral Steve Koehler görevden alındı. ABD karizmayı fena çizdi.
Geldik 2026'ya.


ABD'ye ait USS Gerald R. Ford uçak gemisi İran'a müdahale için gittiği Kızıldeniz'de gökyüzüne yükselen alevlere teslim oldu. Gemiyi apar topar alevler içinde bölgeden kaçıran ABD "Mutfakta yangın çıktı" diyerek vurulmadığı konusunda dünyayı iknaya çalıştı. Ardından "Mutfağı" "Pardon Çamaşırhaneymiş"e çevirdiler. Çamaşırhane yanıyor ama uçak kalkış-iniş sistemleri, radarı ve mühimmat asansörlerinde ciddi hasar oluşuyordu nedense. Bloomberg gibi bazı Amerikan medya kuruluşları, yetkililerin daha önce geminin sadece çamaşırhanedeki yangın nedeniyle sorun yaşadığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu öne sürdü. "Maalesef geminin sorunları çok daha derin" diye haber yaptılar. "Olayın üzerine gitmeyin, susun" diye uyarıldılar.


Ve derken bir baktık Amerikan uçakları düşürülmeye başlandı İran'da. Pilotu kurtarmak için operasyon düzenlediğini açıklayan ABD, helikopterleri ve iki C130 tipi uçağını İran topraklarına indiriyordu.
Ancak iniş yeri pilota yakın değildi. Tam tersine İran nükleer tesislerinin dibindeydi.
Hedef İran Uranyumunu çalmaktı. 400 milyon dolarlık helikopterler ve iki uçak imha edilip enkaza dönüşüyordu.
Topukluyorlardı. Trump "Düşmanın eline geçmesin diye biz bombaladık" diyordu. Ancak ağzından kaçırdığı cümleler bunun tam tersini söylüyordu.
Trump "İranlıların omuzdan fırlatılan güdümlü füzelerle Amerikan uçak ve helikopterlerini hedef aldılar. Bu konuda şanslıydık.
Operasyon ekibimiz ağır silahlarla saldırıya uğradı" diyordu. Aslında indikleri yerde üzerlerine bomba ve füze yağdığını itiraf ediyordu. ABD yönetimi karizmayı fena çizmişti. "Uçak ve helikopterlerimiz biz bombaladık" diyerek durumu kurtarmaya çalışıyordu. Bu arada hemen Kara Kuvvetleri Komutanı dahil olmak üzere subaylar peş peşe görevden alınıyordu.