Rüyasını arayan Türkiye

Bekir Fuat
Bugün
10

Türkiye, kendini yeniden hatırlamaya çalışır.

Bu topraklarda insanlar, bir rüya inşa ettiler.

O rüya, bazen bir şehirde, bazen bir türküde, bazen bir annenin duasında; kimi zaman bir askerin duruşunda, kimi zaman bir dervişin susuşunda kendini gösterir.

Kelimeler durur; fakat anlam yerinden edilmiştir.

"Türk" diyoruz; kimi kastettiğimiz artık muğlak.

"Millet" diyoruz; kimi kastettiğimiz artık belirsiz.

"İman" diyoruz; hayatımızda neye karşılık geldiğini bilmiyoruz.

Ayakta tutan kavramlar, anlamını yitirmiş sözlere dönüşüyor.

Bu, bir kelime meselesi değildir.

Yaşanan hâl, anlamın yerinden edilmesidir.

Türkiye'nin meselesi, kendi kavramlarının neye tekabül ettiğini ve hangi istikameti gösterdiğini unutmuş olmasıdır.

Bir millet, kavramlarıyla yaşar. Rüyasıyla istikamet bulur.

Asıl mesele, kavramlara yüklediğimiz ruhun yitirilmesidir.

Rüyasını kaybeden bir millet, başkasının gerçeğinde yaşamaya başlar.

Türkiye yeniden bir hikâye kurabilir mi, kendi rüyasına dönebilir mi