Dağların ardındaki ses

Bekir Fuat
Bugün
28

Gesi bağlarında doğdum. Türkülerle, üzüm kokusuyla ve biraz da gariplikle büyüdüm.

Türkiye, üzüm tadında bir ülke... Bu topraklar insana kendi garipliğini öğretir.

Gesi bağları insanın içine işler, sessizce kök salar.

Gesi bağlarında dolanıyorum

Yitirdim yârimi aman aranıyorum

Bir tek selâmına güveniyorum

Gel otur yanıma hallarımı söyleyim

Derdimden anlamaz ben o yâri neyleyim

Gesi bağlarında üç top gülüm var

Hey Allahtan korkmaz sana bana ölüm var

Ölüm varsa bu dünyada zulüm var

Atma garip anam beni dağlar ardına

Kimseler yanmasın anam yansın derdime

Orada bir yitiş, bir gidiş ve dinmeyen bir iç yangının sesi dolaşır. O bağlarda, içindeki yangını söndürememiş bir ruh gezinir.

İnsan birini en çok ne zaman arar İçindeki dünya sustuğunda... Kalbin sesi yalnız kaldığında.

Arayış, bulamayacağını bile bile yola düşmek. Bir selama tutunup yeniden var olmayı ummak.

Gesi bağlarında üç top gülüm kalır...

Gül sevdayla anılır. Burada ise başka bir hâl taşır. Dallarında bu kez acı büyür. Üç top gül... üç mevsim, üç bekleyiş... Her biri bir anının içine gömülmüş. O gülleri artık kim koklar O yollardan kim geçer