Her gönül bir yük taşır, bir yolda yürür.
Bazı yollar kalbin içine basar. O yollar bir yüreğin, bir ömrün sızısıdır.
Ayrılık, yoksulluk ve ölüm...
Karacaoğlan (1606-1679) böyle bir yolcudur. Toroslardan yüzyılları aşarak gelen bir ses...
Bir ömür boyu yürür. Azığı türküdür, menzili gönüllerdir.
"Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeye elde fermanım mı var
Azrail gelmiş de can talep eyler
Benim can vermeye dermanım mı var"
Yaşamak bir emanettir, yükü derindir.
"Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm"
Ayrılık, yoksulluk, ölüm...

13