Akıl çağında / gönlün çağrısı

Bekir Fuat
30.11.2025
14

Gönlün halleri kelimelerle tam anlatılamaz. Orada çiçekler, yıldızlar, garipler var.

Gönül, gariplerin suretidir.

Gönülden tanışık olmamız da bundan. Sebepsiz ve hesapsız oluşumuz da...

Akıl bir hesap makinesi gibi işlerken, gönül bir rüya gibi akar, rasyonelin ulaşamadığı derinliklerde sessizce gezinir.

Anlatmaya kalksan eksik kalır, dinlemeye yeltensen tam duyulmaz.

Ne duyularla kavranır ne de sözcüklerle kuşatılabilir. Belki de o, sezgilerin ve sükûtun evidir.

Gönülden tanışıklık, akıldan tanışıklığa benzemez. İsimler, unvanlar, mevkiler orada anlamını yitirir.

Bazen bir bakışta olur bu yakınlık, bazen bir sükûtta, bazen de aynı acının kıyısında...

Gönülden tanış olmak, sebepsiz ve hesapsız bir yakınlıktır; kendiliğinden doğar.

Gönül dostluğu zamanla değil, hakikatle ölçülür. Kim olduğun değil, ne taşıdığındır mühim olan.

Gönül alışveriş yapmaz; sadelikle verir, fazlalıktan arınarak kabul eder.