Türkiye'de siyaset, yıllardır gençlerin biraz yüksekten baktığı ve sırtını dönmeyi tercih ettiği bir alandı. "Hiçbiri bizi temsil etmiyor, belki oy bile vermem" cümlesini son yıllarda, hatta son yıllarda sıkça duyuyorduk. Hem partinin hem de halkın içinde olduğumdan vatandaşlarımızın tepkilerinden sürekli haberdarım. Ne kadar çaba harcarsak harcayalım, siyasete ilgi duyan gençlerin sayısı özellikle son yıllarda çok düşük bir yüzdedeydi.
CHP, SİYASETİN YÜKSELEN YILDIZIAma artık bambaşka bir tablo var! Türkiye'nin kurucu partisi CHP, bugünkü Türkiye'de siyasetin yükselen yıldızı konumuna terfi etti! Atatürk'ün partisi "Artık yeter!" dedi ve sahaya çıktı, hem de ne çıkmak! 7 gün süren Saraçhane'nin ardından, iki milyonu aşkın insanla Maltepe'yi doldurdu, hem de arefe günü! O tatil nasıl da dokuz güne çıkarılıvermişti, protestoların heyecanı sönsün diye! Ama bu bile liderini geri isteyen halkı dindiremedi. CHP bu organizasyonun altından halkın büyük desteği ile başarıyla kalktı.
HALK SİYASETE TEKRAR ISINACAKİnsanlar yıllardır o kadar soğumuş ki siyasetten, ortamın değiştiğine inanmaya bile zorlanıyor! Ama gerçeklerin ibresi o yönde İster sağ ister sol partileri destekleyen vatandaşlar, İmamoğlu'nun ve CHP'nin yaşadıklarını kabul edemiyorlar! Orantısız zekanın bulduğu en güzel sloganlardan biri "Bugüne kadar oylarımızı çalıyorlardı, bu sefer adayımızı çaldılar!" Mitingde en beğendiğim "Turpun büyüğü sandıktan çıkacak" pankartıydı, kısa ve net. Büyük çoğunluğu genç, her yaştan vatandaş sahada ve bu emrin Atatürk'ten ve özgürlük arayışından geldiğine inanıyor!
Dilek İmamoğlu halka hitap ederken büyük güven veriyor: "Ekrem'e ceza işlemez! Annelerin ahını aldığınız için yenileceksiniz. Bir avuç insan yenilecek milletçe huzura kavuşacağız. Bu ülkeyi sevgi kurtaracak!"
GEZİ'DE EKSİK OLAN FAKTÖRLER ŞİMDİ VAR!2013'te Gezi yaşanırken, bu işlerin sonu nereye varacak diye soranlara verdiğim cevap şuydu: "Hiçbir yere! Çünkü evet gezi spontan gelişmiş bir halk hareketi fakat ne lideri, ne siyasal partisi ne de böyle bir arayışı var. Hatta gençlere sorsanız bu durumdan memnunlar, aksini de istemiyorlar. Dolayısıyla bu hareket zaman içerisinde azalarak sönmeye mahkum." Bunlar tabii benim tespit ve tahminlerimdi, temennilerim değil.
Şimdi ise, Saraçhane'de filizlenen hareketin iki lideri var: Silivri'de dimdik durarak herkese örnek olan Ekrem İmamoğlu ve yalnız CHP değil bütün muhalefeti sahada toplayarak bir orkestra şefi gibi yöneten Özgür Özel! Dolayısıyla, bugün Gezi'de olmayanlara sahibiz: Parti-lider-disiplin-strateji-kurumsal çatı. Bunların her biri, ayrı ayrı çok önemli Gezi Direnişi'nde "orantısız zeka", cesaret, apolitik halkın "topa girmesi" ne kadar kuvvetli idiyse de yukarıda saydığımız diğer değerlerin eksikliğinden ne yazık ki bu hareket sönmeye mahkum bir ateşti. Ama gençlik bugün Gezi'nin küllerinden yeniden doğdu.
CHP AYRICA NEYİ BAŞARDICHP, Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü'nün önerdiği şekilde tüm üyeleri ile Cumhurbaşkanı adayını saptama projesini en güzel şekilde yaşama geçirdi ve buna bir diğer büyük zeka ürünü olan Dayanışma Sandığı'nı ekledi. Merkez sağı, solu, sosyalistleri, milliyetçileri ve Yeniden Refah gibi İslami siyaset kökenli bir partiyi bile aynı yörüngede birbirine yaklaştırdı; ortak demokratik hedefte güç birliği yapmalarını sağladı. Tüm gençliği sahada birleştirdi. Genel Başkanı'nın ve tüm örgütün cesur ve dik duruşuyla, mantıklı söylemiyle yurt içinde de yurt dışında da saygınlık topladı, dinlenildi. Kayyum atanma riskini çok zeki ve doğru zamanlamada bir kurultay hamlesiyle bertaraf etti.

100