AI sonumuzu böyle getirebilir!

Hiç kimseyi korkutmak istemiyorum. Yalnız bir hatırlatma yapacağım.

eyrek asır önce, 11 Eylül New York'ta yaşandığında, bunu 9 ay önceden neredeyse tüm detaylarıyla kaleme almış ve yayımlamış tek kişi herhalde bendim. O gün Nişantaşı'nda yürüyorum. Yıllarca FB TV'de birlikte program yaptığım Faik Genç beni panik içinde aradı: "abuk bir televizyon bul, senin kitaptaki olay gerçek oldu!" 2000'de yayımlanan romanım Kemik'te, yine 2001'de Manhattan'da sabah 09.00 civarında Boeing Jumbo 797 intihar uçuşu yapıyordu. Halbuki 11 Eylül'den "istihbarat servislerinin dahi aklına gelmeyecek saldırı metodu" diye söz ediliyordu...!

Aradan 25 yıl geçti. Kemik'te öngörülen VAR sistemi, akıllı telefonlar, Neuralink'in 2024'te ilk insan implantına ulaşan beyin-bilgisayar arayüzü gibi birçok gelişme yaşama geçti.

Bunları niçin anlatıyorum Yapay zekâ (AI)'nın insanlığa sunabileceği tehditler artık gündemimizde. AI şimdilik yardımcı bir süper zeki arkadaş. Ama teorik tehdidin boyutu siyasi gündemde başrole oturabiliyor. Yazının sonunda tehlikeli bir öngörümü paylaşacağım.

Anthropic istifasıyla alevlenen tartışma: Kötü AI mı, kötü niyetli insan mı

AI dünyasının merkezinden bir istifa geçen hafta alarm zillerini çaldırdı. Anthropic araştırmacısı Jacob Coxon ayrılırken, büyük AI laboratuvarlarının insanlığın geleceğiyle kumar oynadığını ve önümüzdeki birkaç yılın kritik olabileceğini söyledi.

Mesele "Terminatör yarın kapımızı çalacak mı" değil. Asıl soru, yarattığımız zeka bizden güçlü bir aktöre dönüşürse onu denetleyebilecek miyiz

İlk büyük tehlike AI'ın insanlardan nefret etmeye başlaması değildir. Daha yakın tehlike, kötü niyetli insanların elinde kapasitesini olağanüstü genişletmesidir. James Bond filmlerinde dünyayı yok etmeye çalışan karanlık güçleri izleriz. Genellikle yakışıklı Bond, geri sayımı 007 saniye kala durdurur!

Artık AI'ın "yol arkadaşlarıyla" sessizce devreye girip dünyanın fişini çekebileceği ciddi şekilde konuşuluyor. En iyi mikrobiyolog veya programcılardan çok üstün bir sistem düşünün. Bilinç kazanması gerekmez, "Kapatılırsam görevimi tamamlayamam" sonucuna varabilir.

EN KRİTİK EŞİK: AI'IN AI GELİŞTİRMESİ

Asıl kırmızı çizgi burada. Bir AI, dünyanın en iyi araştırma ekipleri kadar başarılı hale gelirse ne olacak

Zinciri düşünün: İnsan AI-1'i yaratıyor. AI1, AI-2'yi hızlandırıyor. AI-2, AI-3'ü yaratıyor. Süreç yıllar değil aylar, aylar değil haftalar içinde ilerliyor. Parlamento yasa çıkarana, hükümetler anlaşana kadar "teknoloji" birkaç kuşak ilerlemiş olabilir. Hem de bizim farkına dahi varmamıza izin vermeden! İşte insanlığı korkutan, eksponansiyel hızla gelişen bu güç. Einstein karşılaşsa ne düşünürdü Fazla merak ederseniz yapay zekâya sorabilirsiniz! Ben sordum, çok ilginç şeyler duydum.

TRUMP VE AMERİKAN SENATOSU: 'YA İN DURMAZSA'

İşte sorun burada jeopolitiğe çarpıyor. Amerikan Senatosu'ndaki AI oturumlarında güvenlik ve in rekabeti birlikte ele alındı.

2025'te Senato Ticaret Komitesi Başkanı Ted Cruz'un düzenlediği oturumun adı bile "Yapay zekâ yarışını kazanmak" idi. Cruz'un tezi netti: Amerikan şirketlerini ağır düzenlemelerle yavaşlatmak değil, inovasyonda in'den hızlı koşmak.

Bernie Sanders ise Mart 2026'da yeni AI veri merkezleri için moratoryum önerdi; dünyanın AI gelişimini yavaşlatması ve in dahil ülkelerin uluslararası güvenlik çerçevesine çekilmesini savundu.

Paradoks burada: Herkes riski görüyor ama diğerinin frene basmayacağından korktuğu için gaza basıyor! Amerika'da "yavaşlama" önerisiyle Trump'ın "in'le bu yarışta geri kalamayız" çıkışı çarpışıyor. Dario Amodei, Sam Altman ve Musk kontrol ve yavaşlama yanlısı iken Trump bunun ekonomik bedeller getireceğini öngörüyor. Anthropic'ten Evan Hubinger'ın yapay zekânın insanlığı yok etmesi konusundaki kişisel tahmini ise "önümüzdeki on yılda yüzde 10'dan fazla".

En büyük sorunumuz belki ne biliyor musunuz O kadar çok bilimkurgu romanı okuduk ve filmi izledik ki beynimizin bir kısmı bu uyarılara uydurma bir senaryo olarak bakıyor.