Bu Ramazan, yalnızca sofralara değil, kalplere de kurulan bir bereket iklimine şahitlik ettim. Farklı iftar ve sahur buluşmalarında, yılların ayırdığı dostların yeniden bir araya gelişini, özlemin samimiyetle harmanlandığı o sıcak kucaklaşmaları gördüm. Aynı sofranın etrafında buluşan insanlar, sadece ekmeği değil; hatıraları, muhabbeti ve gönüllerindeki iyiliği de paylaştı. Böylece Ramazan sofraları, yalnızca karınların doyduğu değil, kalplerin huzur bulduğu, bağların yeniden güçlendiği müstesna anlara dönüştü.
Birçok sohbetin ortak cümlesi (serzenişi de diyebiliriz) neredeyse aynıydı: "Eskiden daha sık görüşürdük... Şimdi neden bir araya gelemiyoruz" Gerçekten de üzerinde düşünmeye, tefekkür etmeye değer bir soru.
Bugün birçok kişi birbirini sosyal medya hesaplarından takip ediyor. Hayatının pek çok anını oralarda paylaşıyor. Kimler görmüş, kimler yorum yazmış... Bunlar bir iletişim hissi veriyor belki ama gerçek bir duygu alışverişi değil.
Ben de uzun yıllardır görmediğim bazı meslektaşlarımla iftar sofralarında karşılaştım. Selamlaştık, sarıldık, yılların biriktirdiği mesafeyi birkaç dakikalık sohbetle kapatmaya çalıştık. İnsan o an fark ediyor ki, dijital dünyanın sunduğu iletişim aslında gerçek temasın yerini tutmuyor.
Geçen hafta AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın medya mensupları için düzenlediği sahur programında da benzer bir atmosfer vardı. İl Başkanı Abdullah Özdemir'in ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada yüzlerce meslektaş bir araya geldi.
Ak Parti'nin Sütlüce'deki İl Başkanlığı aslında Ramazan boyunca müstesna bir buluşmaya imza attı. Başkanlık binasının bahçesi her akşam yediden yetmişe İstanbulluların buluştuğu bir mekan haline geldi. İftarla başlayan programlar, ateş başı sohbetlerle sahura kadar devam etti. Bir ay boyunca Ramazan şöleni yaşandı dense yeridir.
Medya sahurunda ise AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar önemli mesajlar verdi. İstanbul siyasetinin hafızasında özel bir yere sahip olan 1994 ruhuna atıf yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazandığı o dönemin çalışma azminin ve sahadaki dinamizmin bugün de teşkilatlarda canlı tutulduğunu ifade etti.
Acar'ın sözlerinden anlaşılan o ki, teşkilatlar sahada yoğun bir tempoyla çalışıyor. "Kadın kollarımız sahada, gençlik kollarımız sahada. Bu Ramazan'da sıkılmadık el bırakmayacağız" derken aslında Ramazan'ın ruhuna da uygun bir temasın altını çiziyordu. Çünkü Ramazan yalnızca bireysel bir ibadet ayı değil; aynı zamanda toplumla temasın, kapı çalmanın, gönül almanın da ayı.
Acar ayrıca teşkilatın yaklaşık 450 bin aktif çalışanıyla sahada olduğunu ve çalışmaları "bu pazar seçim olacakmış gibi" sürdürdüklerini ifade etti.
Sahurun en anlamlı anlarından biri ise Gazze için yapılan bağış duyurusuydu. Programdaki katılımcılar adına Gazze'ye iftar bağışında bulunulduğu açıklanınca salonda farklı bir duygu dalgası oluştu. Ramazan'ın paylaşma ve dayanışma ruhu o anda somut bir karşılık bulmuş oldu.
İl Başkanı Abdullah Özdemir ise konuşmasında gazetecilerin mesleğine ayrı bir parantez açtı. Siyasetin de gazeteciliğin de zamansız ve mekansız bir mesai gerektirdiğini hatırlattı. Hatta görev başında hayatını kaybeden basın mensuplarını anarak, mesleğin taşıdığı sorumluluğa dikkat çekti.

5