Murat'a kurulan 'Sarıgül örgütü' kumpası

Hukuk adaletsizliğin aracı olunca cüppe yere bile serilir.

15 yıl önce bu zamanlar Ergenekon kumpasından hapisteydim. Murat Ağırel de aynı örgütten yargılanıyordu. O günlerde Türkiye, dünyanın en çok terör mahpusunun olduğu ülkeydi. Bu kadar değil. Dünyada en çok mahpus gazeteci de Türkiye'deydi. Ya milletin genetiğinde teröre yatkınlık vardı ya da yargı kendi vatandaşını sürekli terör çuvalına atıyordu. Neyse ki ikincisi çıktı. Adına da "kumpas" dendi.

Şimdi...

O günlerin "terör"ünün yerini "örgüt" aldı. Belediye başkanı da gazeteci de... Herkes, her yerde, her iş "örgüt".

Evet, gazeteci arkadaşımız Murat Ağırel'e yıllar sonra bulunan "örgüt"ten bahsediyorum. Örgütün adı "Sarıgül örgütü". Meğer Murat Ağırel, yıllarca örgütsüz kalıp, sonunda bir suç örgütü için çalışmaya karar vermiş! Eğer aklınız alıyorsa!

ŞİKÂYETİ: KARAPARA AKLAMACI!

Bu tuhaf tabloyu yaratanlar, savcılığa başvuran Kai Precat ve Marc Baeriswyln isimli iki Alman vatandaşı ve birlikte iş yaptıkları Sinan ampınar isimli Almanya'da yaşayan bir Türk.

Kim bunlar derseniz:

Ağırel, Gökçek ailesinin dosyasını yazarken bu isimler Murat'ı bulmuşlar. Ellerinde ortak iş yaptıklarını söyledikleri Gökçek ailesinin Almanya'daki varlığına dair belgeler olduğunu söylemişler. Ancak bundan önce kendileri için asıl meselenin Sarıgül olduğunu ve kendileri için Sarıgül ile yaşadıkları anlaşmazlığın daha kritik olduğunu anlatmışlar.

Murat ile Sinan ampınar'ın yaptığı konuşmayı gördüm. ampınar, Sarıgül ailesi ile Almanya'da yaptıkları anlaşmanın bozulduğunu söyledikten sonra Murat şaşkınlıkla soruyor: "Yani siz karapara aklıyordunuz aslında" Sinan ampınar kekeleyerek yanıt veriyor: "Başkanın (Sarıgül) karaparasını, evet."

Yani Murat'a ulaşan kişiler açıkça yasadışı işler yaptıklarını, Sarıgül ile birlikte suç işlemek için anlaştıklarını söylüyor. Haliyle, iddianın sahipleri olan Kai Precat, Marc Baeriswyln ve Sinan ampınar da Murat adına güvenilmez isimler.

MURAT BELGESİZ HABER YAPMIYOR

Murat, Sinan ampınar ile görüşmesinde dosyayı yazabilmek için belge gerektiğini, belgesiz gazetecilik yapamayacağını söylüyor. ampınar, Ağırel'e "Önce haber yap, sonra belge veririz" teklifinde bulunuyor. Murat Ağırel ise kimse hakkında belgeye dayanmadan haber yapmayacağını net olarak ifade ediyor. Haberi kanıtlayabilmek için "Mustafa Sarıgül'ün parayı çıkardığını gösteren dekontlar lazım bana" ifadelerini kullanıyor.

Sonunda...

Sinan ampınar, Ağırel'e "32 milyon Avro değerindeki gayrimenkulün satış işlemi için Emir Sarıgül'ün hesabına 100 milyon Avro havale ettiğini" gösteren bir para dekontu yolluyor. Murat Ağırel bunun üzerine belge üzerine çalışmaya başlıyor.

Bu sırada...

Sarıgüllere haber veren Ağırel değil. Sarıgüller belli ki Sinan ampınar'ın haklarında gazetecilerle belge paylaştığını başka bir yerden öğrenmiş. Neden mi Zira Sarıgüllerin avukatı, Timur Soykan'a ulaşıp "haklarındaki belgelere cevap vermek istediklerini" söylüyor. Timur Soykan ise "bir yanlışlık olduğunu, kendisinde Sarıgül'le ilgili bir dosya olmadığını, Murat Ağırel'in bu konuda çalıştığı" yanıtını veriyor. Sarıgül'ün avukatları ile Murat arasındaki temas bundan sonra gerçekleşiyor. Yani Sarıgül'ün avukatı Murat'ı buluyor. Ağırel, Sarıgül'ün avukatını iddialara cevap vermek üzere Cumhuriyet gazetesine davet ediyor.

SARIGÜL'ÜN AVUKATI YALANLIYOR

İşte burada önemli bir detay var. Hani "Murat Ağırel aleyhlerindeki belgeleri Sarıgüllere verdi" deniyor ya... Bir kere söz konusu belge, "eğer gerçekten 100 milyon Avro yollandıysa" zaten Sarıgül'ün de elinde olması gereken belge. Yani Sarıgül'ün bu belgeyi görmek için Murat Ağırel'e ihtiyacı yok.

Öte yandan...

Sarıgül'ün avukatı gazeteye Sarıgül'ün 10 yıllık hesap hareketlerini gösteren klasörle gelmiş. "Buyurun inceleyin" demiş. Ağırel, 100 milyon Avroluk para hareketinin karşılığını hesaplarda göremedi. Sarıgül'ün avukatı, ampınar'ın kendilerini dolandırmaya çalıştığını, ampınar'ın yolladığı belgenin de sahte olduğunu söyledi. Bu durumda Murat Ağırel'in elindeki evrak boşa düştü.

SARIGÜL'ÜN AVUKATININ YANITINI DA BİLDİRMİŞ

Murat Ağırel ile Sinan ampınar arasındaki yazışmaları gördüm. Ağırel, Sinan ampınar'a şunları söylemiş:

"Merhaba Sinan Bey, Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül'ün avukatlarına iddiaları sordum. Belgeleri sordum.