Barış Terkoğlu

Barış Terkoğlu

Cumhuriyet
Gündem 200 yazı 15 takipçi

Son sözünü söylememiş bir cenaze

Yalçın Küçük'ün ölümü, sosyalist devrim hayalini cezaevlerinde teorileştiren bir aydının bitişini işaret ediyor—peki, onun tezleri bugün hâlâ Türkiye'nin gerçekliğini açıklamaya yeterli mi?

Alican'ı yemeye karar verenler

Gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımlarından 19 yıl hapis cezasıyla yargılanırken, savcılık kendisinin attığı iddiayı Alican'a suçlama olarak yazabilir mi?

NATO'yla nikah tazeleme

Türkiye, Rusya'yı düşman kabul eden NATO çokuluslu kolorduyu kendi topraklarına davet ederek Batı'ya geri döndü; ancak parlamento dışında alınan bu karar gerçekten egemenlik sorunudur mu yoksa stratejik zarurettir?

Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez. Geçen hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dokuz yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala'nın duruşması vardı. Tabloyu şöyle anlatayım: Boğaziçi Üniversitesi'ni tarumar edebilmek için üniversiteye çok sayıda yeni kadro alınması gerekiyordu. Bunun için tarihinden beri olmayan hukuk fakültesi kur

Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır. Biliyorum, tavuğun suyunun suyunun suyu gibi oluyor. Etkin pişmancının pişmancısının pişmancısını kastediyorum. Ama kabul edin. Suda tavuk, pişmanlıkta etkinlik kalıyor. Murat Kapki'den söz ediyorum. Bu köşeyi düzenli okuyanlar hatırlayacaktır. Medyanın yanı sıra açık hava reklamcılığı yapan

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Ergenekoncu pislik, Kemalist p..., Türkan Saylan'ın eniği... Ne zaman kutum bu küfürlerle dolsa içim rahatlar. ABD'de gün ışıdıktan sonra gelen mesajlara bakar, "Oh, işimi iyi yapmışım" derim. Ancak geçen salıdan beri bunlara Özel-İmamoğlu fotoğraflılar eklenince şaşırdım. Şöyle anlatayım... Geçen salı, yedi tanesi Silivri'den olmak üzere sekiz tan

Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane... Elbette hâlâ gelenekleri sürdürüyorsanız büyükleri arayacak, kapılarını çalacak, ellerini öpeceksiniz. Asıl olan ise insanın geçmişiyle, yaşamıyla ve elbette toprağıyla kurduğu bağ. Uzatılan el, köklerle tutunmanın aracı sadece. Oysa biz telefonu çaldırırken ziyaret evine doğru yürürken millete bayram sabahlarını zehir eden

Belediye başkanının olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü'ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor. Üstelik belediyeleri yakından ilgilendirdiği halde salonda bu kez hiçbir belediye başkanı olmayacak! Oysa "Hesap sorulacak" demiş, söz vermiştik. 8 Kasım'da, Kocaeli Dilovası'nda, Ravive Kozmetik'te, 3'ü çocuk 7 işçinin yanarak öldüğü

Bu iş nasıl oldu anlamadım!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar. Türkiye'nin merakla beklediği İBB davası gergin başladı. Kavga gürültü derken ilk savunmayı eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu yaptı. Erdoğdu'nun savunmasını okurken aklımda tek bir şey vardı. "Ben Erdoğdu'nun avukatı olsam duruşma savcısına ne sorardım" diye düşündüm. Şöyle anlatayım: C

'Bu nasıl iş' dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz. Bugün 9 Mart... Muhtemelen ülkenin ana gündemi Silivri'de, ağır cezada başlayan yargılama olacak. Kalabalıklar mahkeme önünde toplanırken ekran önünde dosya, iddianame, karar kelimeleri bol bol kullanılacak. Sonuç ne olur, derseniz... Defalarca görüldüğü gibi, dosya içeriği ne olursa olsun,

Şam'ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat'ı beklemez. "Taliban" diye söylüyoruz. "Talebe"den geliyor. Pakistan sınırındaki medreselerde öğrencilik yapanlar, 1996'da Afganistan'a iktidarla döndüler. Pakistan, 1996-2001 aralığında ilk Taliban iktidarını resmen tanıyor, terörle anılan iktidarın dünyayla ilişkilerini kuruyordu. Ardından... Taliban d

Öcalan'ın statüsü mü Adem'in statüsü mü

Tarihin çelişkisi diye sunulan aslında olayları hazırlayan akışın uyumudur. Geçen cuma günü kafeye oturdum. ay söyledim. DEM Parti'nin CHP'li ankaya Belediyesi salonunda okuduğu Öcalan'ın açıklamasını takip ediyorum. Dağdakilere çağrı mı yapacak, sürecin ikinci adımının haritasını mı anlatacak, yoksa Bahçeli'nin işaret ettiği statü sorununu mu açık