Başkasına kulluk eden, kendi kullarına zulmeder.
Salı sabaha karşı beş buçukta telefonum çaldı. Bu saatte çalan telefon hayra alamet değildir. Yataktan sıçrayarak açtım. Ankara Üniversitesi Hocası Doçent Emel Memiş jandarma tarafından evinden gözaltına alınmıştı. Arayan eşiydi. Evlerine ilk defa kolluk gelmişti. "Bu durumda ne yapmak gerekir" diye bir damdan düşen olarak bana soruyordu.
Tanımayanlar olabilir. Memiş, özellikle kadın hakları üzerine çalışmalarıyla bilinen feminist bir iktisatçı. Sadece muhaliflere değil Adalet Bakanlığı'ndan Aile Bakanlığı'na kadar pek çok resmi kurum mensubuna alanında eğitimler veren bir bilim kadını. Emel'i yakından tanıyorum, düşündüm, sebep bulamadım. Haliyle "gerekçe" diye sordum. "TKP/ML örgütü" cevabını alınca "Yok artık" dedim.
Ergenekon kumpasında Silivri'de üst koğuşumda kalan Ankaralı avukat Serdar Öztürk'ü hukuki yardım için aradım. Öztürk'e Emel'in durumunu anlattıktan sonra "Ne saçma iş" dedim. Öztürk, bir Güneydoğu gazisi olarak kendisinin de gazeteci olarak benim de terör davalarında sanık olduğumu hatırlatarak "Hâlâ şaşırmana şaşırıyorum" dedi.
ANKARA'DA MAOCU ENFLASYONU!Zaman geçtikte tablo netleşti. 6-7 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO zirvesi öncesinde 241 kişi hakkında gözaltı kararı vardı. "Seni alıyoruz" demeye bir gerekçe bulunmalıydı. Savcılık açıklamasında TKP/ ML'den DHKP/C'ye, THKP/ C'den MLKP'ye, TKİP'ten DSİH'ye örgütler geçidi vardı. Emel'den ötürü özellikle TKP/ML'yi merak ettim. Bu gerekçeyle alınan 66 kişi vardı. Açıkçası ya bu yaz Ankara çok TKP/ML yapmıştı ya da birileri TKP/ML bahanesiyle alınmıştı.
Dün gözaltındakilerin yakınları Ankara İl Jandarma Komutanlığı önünde birikmişti. Soruşturmadaki kısıt nedeniyle gözaltındakilerle avukatları 24 saat görüştürülmemişti. Jandarmada hücrelerde tutuluyorlardı. Kapıdakileri dinledikçe olayın tuhaflığı ortaya çıkmaya başladı. Zira en kalabalık grup çevreci TEMA Vakfı üyeleriydi.
'NEYLE YARGILIYORLAR KUZUM'Onlarla konuştum...
64 yaşındaki Ayten Özdemir'in kızı Ayşen, annesinin başına gelenleri anlattı: "Annem TEMA Vakfı gönüllüsü bir emekli öğretmen. 3 Haziran'da Nallıhan Kuş Cenneti'ne arkadaşlarıyla gezi düzenlediler. Otobüste 44 kişilerdi. oğu 60- 75 yaş arasında emekli kadınlar. Dönüş yolunda mola için durdukları yerde Ankara'ya haklarını aramaya giden maden işçileri ile karşılaşmışlar. Gidip destek vermek istemişler. Ama otobüsten inip yanlarına gitmelerine polis izin vermemiş. O gün yol boyunca otobüsleri 3 kez durdurulup kimlikleri toplanmış, GBT'lerine bakılmış. Kazasız belasız eve geldiler. Aradan 3-4 gün geçince polis apartmana gelip komşulara 'Burada mı oturuyor' diye sormuş."
62 yaşındaki Gül Özgür'ün oğlu ağrı Özgür devam etti: "İçlerinde en politik olanı annem. CHP'lidir. Diğerleri okullara meşe palamudu eğitimi filan vermek için giden yaşlanınca toprakla uğraşan emekliler. TEMA gezisi dönüşü Beypazarı'nda madencileri görmüşler ama yanlarına gidememişler bile. Yolda madenciler için alınan güvenlik önemli nedeniyle otobüsleri 3 kez durdurulmuş, GBT yapılmış. 10 gün önce de polis apartmanlara gelip komşulara sorup hepsi için adres tespiti yapmış. TEMA Vakfı Ankara Şube Başkanı da gözaltına alındığı için tam sayıyı bilemiyoruz. Ama 44 kişinin birden gözaltına alındığını sanıyoruz. Öyle ki otobüsün şoförü bile gözaltına alınmış. Annem gelen jandarmaya 'Beni neyle yargılıyorlar kuzum' diye sormuş."
HEPSİNE AYNI SORUKonuştuğum aileler başından geçeni benzer şekilde anlatıyordu. İfadeye katılan Cem Gürbüz ile konuştum. Onun müvekkilleri de TEMA'cı teyzelerdi. Sorguda teyzelere ne bir eylem ne bir yasadışı faaliyetleri gösterilmişti ne de önlerine bir telefon irtibatı konmuştu. TKP/ML üyesi oldukları önkabulüyle matbu sorulara muhatap olmuşlardı.

10