Kandırmayın artık şu cumhurbaşkanını!

Hep aynı çukura düşüyorsan belki de sen o çukurda yaşamak istiyorsun.

Cumhurbaşkanının onlarca danışmanı var. Gelgelelim herhalde fon işlerinden kafalarını kaldıramadıkları için dünyada olup biten konusunda bilgi vermiyorlar. Yoksa cumhurbaşkanı "Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz" derken durmadan ısırılır mıydı

Hayır, FETÖ meselesinden, Obama'dan, çözüm sürecinden ya da AB anlaşmalarından bahsetmiyorum. O kandırmalar başka bu kandırmalar başka.

Geçen hafta devlette konuştuğum kaynaklar fon krizini çözecek ismin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz olduğunu söylüyordu. Yılmaz'a tam yetki verilmişti. Dün bu yazıyı yazarken "Yılmaz acaba ne yapıyor" diye baktım. Atatürk'ün adını taşıyan AKM'de "Uluslararası Bediuzzaman Sempozyumu"nun açılış konuşmasını yapıyordu. İşte dedim, sorun tam da bu!

ERDOĞAN'A MEKTUPLA ATIRILAN DERNEK

Malum, son fon soygununun döndüğü şirketlerin önde gelenleri arasında Pusula Holding ve Katılımevim de var. Her ikisi de Nurcu sermayesiyle kuruldu. Hem Serdar Turhan hem Uğur Akkafa, Nurcu. Üstelik bu köşeyi okuyanlar onları belki de hatırlıyor.

Şöyle anlatayım...

FETÖ'nün 15 Temmuz darbesinin ardından örgütle bağlantılı pek çok teşkilata son verildi. Sadece 667 sayılı KHK ile 550 dernek ve vakıf kapatıldı. Bunların arasında yedi vakıf ve iki dernek sözüm ona "Nurcuyuz, Bediuzzaman talebesiyiz ama Fethullahçı değiliz" diyenlere aitti. Bunlar, "Nur Mektebi İlim ve Kültür Derneği" hariç, yeniden açıldı. Herkes "Nasıl açıldı" diye sorarken ortaya çıktı ki Nurculuğun o dönem yaşayan liderlerinden Hüsnü Bayramoğlu Erdoğan'dan randevu istemiş, ziyaret etmiş, dernekleri açtırmıştı. Ancak Nurculara belli ki bu yetmedi. Bayramoğlu, Erdoğan'a bir mektup yazdı.

22 Kasım 2016 tarihli mektup, "Sayın cumhurbaşkanım" diye başlıyor. Altında ise "Hüsnü Bayramoğlu: Bediuzzaman Said Nursi Hazretlerinin Talebesi ve Hizmetkârı" şeklinde imza var: "Sizleri ziyaretimizde özellikle Nur Mektebi İlim ve Kültür Derneği'nin de ismini vermiş, bu derneğimizin gençlerinden 15 Temmuz şehit ve gazilerinin de olduğunu ifade etmiş ve en evvel açılmayı hak ettiklerini konuşmuştuk. Zatıaliniz de hemen açılması yönünde bir talimat vermişti. (...) Nurettin Canikli Beyefendi'nin 'Nur Mektebi İlim ve Kültür Derneği'ni açılacak dernekler listesine aldık' demesine rağmen maalesef bugün yayımlanan KHK'de bu derneğimizin ismi bulunmamaktadır. (...) Bu muvacehede Nur Mektebi İlim ve Kültür Derneği ile alakalı da emr-i âlilerinizin yine sehven gözden kaçmış olabileceğini bilgilerinize sunar, gereğinin yapılmasını arz ederim."

Mektuptan sonra ne mi oldu 7 Ocak 2017 tarihli KHK ile Nur Mektebi İlim ve Kültür Derneği açıldı.

VURGUNCULAR NURCU IKTI

Bu köşeyi okuyanlar hatırlayacaktır. Aslında hiçbir dini eğitimi olmayan, Said Nursi'nin şoförü olduğu ve onunla anıları var olduğu için adeta kutsanan bir isimdi. Yıllarca Fethullah Gülen'e sahip çıkan, Hizmet Vakfı başta olmak üzere onu Nurcu teşkilatlanmanın içine sokan, kamuoyu önünde savunan Bayramoğlu, Gülen-Erdoğan kavgası sonrasında bir anda "Nurcuyum ama Fethullahçı değilimcilik"in ekmeğini yedi. Cenazesi adeta devlet töreniyle kalktı. Yağmur yağdığında şemsiyesini içişleri bakanı tuttu. Genelkurmay başkanı onunla Ayasofya'da poz verdi. Said Nursi ile ilgili uydurma bir kehanet ile herkesi kandırdıkları için Ayasofya açılırken Erdoğan onu arayıp müjdeyi verdi. İşte o Hüsnü Bayramoğlu'nun bir dediği iki ettirilmiyordu.