Her eve geldiğinde hırsızla karşılaşıyorsan belki hırsız evin içindendir.
Biliyorum, vatandaş fonmuş, hisseymiş, manipülasyonmuş, bunlardan pek anlamıyor. Ama ister anlasın ister anlamasın iktidardakilerle iç içe olduğu ayan beyan olan fonlardaki vurgunun bedelini vatandaş kendi cebinden ödüyor.
Üstelik asıl mesele...
Bu vurgunu fark edip engellemesi gereken kurumlar bıraktım görevini yapmayı... Haberleri olduğu halde vurguncuların önünü açmaya çalıştı. Dahası, dolandırıcıların önüne çıkan, vatandaşı uyaran, gereğinin yapılmasını isteyenlerin ağzını kapatmak için uğraştı.
14 AY ÖNCE CUMHURBAŞKANLIĞI'NA TERA ŞİKÂYETİŞöyle anlatayım...
Eminim televizyonda ya da sosyal medyada denk geliyorsunuz. Ramazan Başak, BDDK Bankalar Yeminli Murakıplığı ve MASAK Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunmuş, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nda ve Başbakanlık Teftiş Kurulu'nda görevli olarak çalışmış, halen de Bilgi Üniversitesi hukuk yüksek lisans öğretim görevlisi olan bir eski bürokrat. Türkiye'de "karapara ve aklama" kavramları bilinmezken 27 yıl önce bu suçun kitabını yazdı. Polis Akademisi'nin düzenlediği toplantılar dahil pek çok kurumda suçun nasıl işlendiğini kamu görevlilerine anlattı.
Önümde Ramazan Başak'ın 30 Temmuz 2025'te, yani tam 14 ay önce CİMER'e yaptığı başvuru duruyor. Şikâyete konu olan şirket bugün gündemin birinci sırasındaki Tera Yatırım. Ramazan Başak, şimdi firarda olan Kasım Garipoğlu'nun GKFX isimli lisanssız şirketine, yasadışı biçimde, çantalar ve valizlerle yaklaşık 350 milyon dolarlık işlem hacmi yaratacak biçimde para transferlerinin yapılmasının yargı kayıtlarına girdiğini hatırlattıktan sonra şunu söylemiş: "En yüksek işlem hacmi Tera Yatırım AŞ'nindir (...) Tera Yatırım, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda belirtilen piyasa dolandırıcılığı yaptığına ilişkin yazılı ve görsel basında çok yoğun şikâyet edilen şirketlerin başında gelmektedir. (...) Şirket 2022 yılında halka arz ve 2023 yılında banka faaliyet izni alabilmiştir. Piyasada bu izinlerin perde arkası için de çok yoğun iddialar vardır. Normal şartlarda bu şirketin BDDK ve SPK'den bu izinleri alması mümkün değildir."
CİMER başvurusundan anlıyoruz ki...
Ramazan Başak, olayın vergi boyutunu Vergi İdaresi'ne de bu dilekçeden bir ay önce iletmiş.
Ertesi gün CİMER'den bir cevap gelmiş. Basmakalıp, hiçbir şey söylemeyen, özetle "Kurulumuz çalışıyor" diyen bir cevap.
TERA'NIN SAHİBİ BAKANIN ARKADAŞI MIYetmemiş...
5 Ocak 2026'da, yani tam 8 ay önce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yolunu tutarak suç duyurusunda bulunmuş. Konusu: "Şaibeli Para Trafiği, Karapara Aklama, Vergi Kaçakçılığı, Piyasa Dolandırıcılığı ve İlgili Kamu Kurumlarının Görevlerini İhmal Etmesi."
Aktarayım, suç duyurusunda bugün konuştuğumuz her şey var: "Sadece bazı rakamlar yapılan dolandırıcılıkların anlaşılması için yeterli olacaktır. Ülkemizde ortalama faiz maksimum yüzde 50'dir. Tera Yatırım hissesinin ise 11 aylık getirisi yüzde 4.625 (Dört bin altı yüz yirmi beş), Tera Portföy Birinci Serbest Fon'un 11 aylık getirisi ise tam yüzde 10.128'dir (On bin yüz yirmi sekiz). Bu şirketin bu tarih itibari ile piyasa değeri Halkbank, Türk Telekom ve Turkcell gibi devasa kurumların değerini geçmiş durumdadır. İlgili tarihler itibari ile borsada halka açık şirket sayısı 713'tür. 2025 yılında hisseleri yüzde 3.000, 4.000 ve 5.000 gibi anormal oranlarda değer kazanan ilk üç şirket Tera Grubu'nun şirketleridir. Bu bile tek başına önemli bir göstergedir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle getiriler yoktur ve olamaz. 60-70 kişinin çalıştığı bir hizmet sektörü şirketi böyle devasa şirketlerin piyasa değerinin geçemez, altın madeni bulmuş olsa da geçemez. Burada açıkça piyasa dolandırıcılığı yapılmış ve potansiyel olarak çok büyük montanlarda kara para yaratılmıştır."
Savcılık dilekçesinde Ramazan Başak'ın olan bitenler konusunda şüpheyi daha da derinleştiren çok ilginç bir ifadesi daha var: "Tera Yatırım'ın ve grup şirketlerinin korunduğunu ve/veya korunmak zorunda kalındığını düşünüyorum. Tera Grubu'nun hâkim hissedarı Emre Tezmen, birçok konuşmasında sayın Hazine ve Maliye bakanının çok yakın arkadaşı olduğunu, İngiltere'de beraber işleri olduğunu, bizzat benim de şahit olduğum ortamlarda defalarca söylemiştir. Bunu ilişki sektörde hep konuşulmaktadır. Ziyaret ve iletişim kanalları üzerinde yaptırılacak basit bir araştırmada gerçek ortaya çıkacaktır. Doğru mudur, yanlış mıdır bilmiyorum, kimseyi de itham etmiyorum ama yukarıda belirttiğim kurumlar eğer başka bir bakanlığa bağlı olmuş olsaydı, Emre Tezmen ve Grup Şirketleri asla bu kadar pervasızca bu suçları işlemeye cesaret edemezdi, en azından hakkında yasal işlemler yapılırdı."
'ÖNEMLİ MEVKİLERDEN DESTEK VAR'Bu kadar değil...
15 Nisan 2026'da, yani bugünden 5 ay önce, cumhurbaşkanına bir mektup yazmış. Mektup da önümde... Yine şikâyet konusu Tera Yatırım.
O dilekçede cumhurbaşkanına anlattıklarını aktarayım: "Borsa manipülasyonları sonucu, çok ciddi montanlarda karapara elde edildiğini ve aklandığını, yeterli önlemlerin alınmadığını düşünüyorum. Nitekim, 4 Kasım 2025 tarihinde düzenlenen Sermaye Piyasası kongresinde, Mehmet Şimşek ile SPK başkanı, gerçekleştirilen manipülasyonları bildiklerini açıkça ifade etmiştir. Bu açıklamalar günlerce tartışılmıştır. Aradan altı ay geçmesine rağmen bu konuda hiçbir önlem alınmamış ve yüzbinlerce yatırımcı zarara uğratılmaya ve sermaye piyasaları da güven yitirmeye devam etmiştir. (...) Sayın cumhurbaşkanım, burada tahmin edemeyeceğiniz kadar çok kötü şeyler olduğunu düşünüyorum. ok önemli mevki ve makamlarda da ciddi desteklerin verildiği iddia ediliyor. Sermaye piyasalarına ve ülkeye çok ciddi bir biçimde zarar veren, tahrip eden bu organizasyonu dilerseniz size, dilerseniz de görevlendireceğiniz birisine anlatmaya hazırım."
5 AY ÖNCE DESTEK HOLDİNG UYARISI
10