Hedef: Özgür Özel

Elmanın kokusu var. ileğin de. Peki insan aklının kokusu var mı Biliyorum, artık Türkiye'de pek çok kişi sabah uyanınca eline telefonu alıp hemen aynı şeye bakıyor: Acaba bu sabah polis kimin kapısını çaldı Ne olsa şaşırırız Sanırım 19 Mart'ta İBB başkanına ya da 21 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi'ne yapılan polis operasyonlarından sonra şaşırma eşiği bayağı yükseldi. Artık gözaltı ya da tutuklama haberleri ikinci ya da üçüncü manşet bile olmuyor.

Gelgelelim...

Operasyonların da bir kokusu var. Uzaktan bakınca, yaklaşınca gittiği yer görünüyor. Bize gelmekte olanı söylüyor. Zira operasyon dediğimizi tartışmasız ki iktidar içinde bir güç merkezi kurguluyor. Haliyle insan aklının izlerini taşıyor.

İBB İDDİANAMESİNDEKİ BUTLAN

İBB operasyonu 19 Mart'ta oldu. O günden önce ve sonra açık ki yapılan operasyonlar birbirini tamamlıyordu. Tamamı İmamoğlu'nun etki alanına vuruyordu. Hedef olarak kendisine İmamoğlu'nun siyasi tasfiyesini koyuyordu. Bunun için diploma iptal edildi, İBB kadroları hapsedildi, İmamoğlu'na yakın belediye başkanları, işadamları, siyasetçiler tutuklandı.

Ancak...

İBB iddianamesinden bu yana yaşananlar yeni bir aşamada olduğumuzu gösteriyor. Özgür Özel liderliğine doğru sürecin ilerlediğini gösteriyor.

Aslında ipucu butlan kararından 6 ay önce, 11 Kasım'da tamamlanan İBB iddianamesinde var: "38. İstanbul il kongresinde 'delegeleri satın alarak' desteklediği il başkanının seçilmesini sağlayan örgüt liderinin, 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP 38. Olağan Kongresi'nde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısında aday olarak Özgür Özel'i belirlediği, İstanbul il başkanlığı seçimlerinde yaşanan sürecin benzerinin genel kurultayda da yaşandığı, 'delegelerin satın alınarak' Özgür Özel lehine oy kullanmaları sağlanmıştır."

İBB iddianamesi, mahkeme kararından 6 ay önce butlanın gerçekleşmiş olduğunu kabul ediyor.

Nitekim...

İddianame, Özgür Özel'i "seçilmiş bir genel başkan" değil, "örgüt lideri" diye tarif ettiği Ekrem İmamoğlu'nun atadığı bir kişi olarak görüyor: "CHP'nin olağan kurultayında Özgür Özel'in aday olmasını ve genel başkan seçilmesini sağlayan kişi örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'dur. (...) Örgüt liderinin CHP'nin 2023 yılında yapılan olağan kurultayında aday gösterdiği kişinin genel başkan olması üzerine CHP'nin yönetimini ele geçirdiği..."

UŞAK VE ANTALYA'NIN HEDEFİ

Bütün bu satırlar yazılırken adalet bakanı, iddianameyi hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başındaydı. 11 Şubat itibarıyla bakanlık koltuğuna oturdu. Nitekim bu tarihten sonra savcılıklardan atılan oklar Özgür Özel liderliğini hedef almaya başladı.

Örnek mi

İktidar Uşak Belediyesi'ni en çok otel havlusu üzerinden konuştu. Oysa havlu kalkınca meselenin pek de belediye olmadığı görüldü. Şüpheli bir belediye başkanı olduğu halde neredeyse hiç Uşak konuşmadık. Özkan Yalım'ın etkin pişmancı olması, ona sorulan sorular, anlattıkları; bize Uşak'tan Ankara'ya bir çizgi çekildiğini gösteriyordu. Yalım, sonuncusunu 2 Haziran'da verdiği ifadeler silsilesinde, sistematik olarak aynı noktaya yoğunlaşıyordu. Özel'in kurultayı kendisinin de verdiği paralar sayesinde kazandığını iddia ediyordu. Belli ki Özel ve yakınındaki kurmay kadrosu aleyhinde yargısal bir yığınak yaratma hedefi vardı.

Bu kadar değil...

Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu ve gelinine yapılan operasyon da aynı çizgi üzerinde şekillendi. Özel ile Gürlek'in tapu polemiğinde, 18 Mart'ta, adalet bakanı "Muhittin Böcek'in itirafçı olma durumu var" diyerek Böcek'in üzerinden şekillenen oyunu açık etti. Böcek'ten beklenen Antalya'da olan biteni anlatması değildi. Bir genel merkez performansı bekleniyordu. Nitekim adalet bakanının ardından Antalya savcısı da değişti. Ardından Böceklerin özel yaşam görüntüleri piyasaya düştü. Sonunda önce oğul, sonra gelin, nihayetinde de Muhittin Böcek etkin pişmancı oldu.