Dışişleri'nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Dışişleri bugünlerde bir krizi konuşuyor. Hayır, kastettiğim İran savaşı ya da AB meselesi değil. Bir inşaat meselesi. Dışişleri'nin inşaatla ne krizi olabilir diyebilirsiniz.

Anlatayım.

Türkiye'nin Kazakistan'daki Astana Büyükelçiliği için 20 yıl önce kançılarya, ikametgâh ve memur konutu inşaatı yaptırmaya karar verildi. Açılan ihalenin sonunda Yapı Uluslararası İnşaat AŞ ile 2007'de sözleşme imzalandı. Sözleşme, daha sonra eklenen inşaatlarla beraber yaklaşık 31 milyon dolardı.

Her şey yolunda görünüyordu. Astana'da inşaat başladı, ilerledi.

Devir FETÖ devriydi. Dışişleri'nde, özellikle Orta Asya'da örgütün etkisi vardı. Konuştuğum şirket yetkilisi Muzaffer Nişancı'nın anlattığına göre; inşaata gelen bürokratlar, şirketten FETÖ'nün bölgedeki okullarına parasal yardım istedi. Şirket "Hayır" demedi. Sonuçta isteyen, devletin görevlileriydi. Ancak para vermek yerine varsa çocukların ihtiyacını karşılarız yanıtını verdiler. Nişancı'nın anlattığına göre bu yanıt pek hoş karşılanmadı.

15 MİLYON DOLAR KRİZİ

İnşaat ne oldu derseniz...

Sözleşmeye göre şirketin hak edişleri 10 ayrı parça halinde ödenecekti. Ancak 2009'dan itibaren ödemeler yapılmamaya başlandı. İnşaat ilerliyordu ama şirket Dışişleri'nden para alamıyordu. Resmi raporlara göre inşaat yüzde 96.4'üne kadar geldi. Ancak Dışişleri ile aralarında yaşanan gerilimin sonunda maaşları bile ödeyemez hale geldiler. Peyzaj işlerini tamamlayamadılar.

Bu arada Dışişleri kalan yüzde 3.6'lık inşaat için Fettah Tamince'ye ait Sembol İnşaat ile anlaştı. Yapı İnşaat'ın yetkilisi Nişancı, "Bizim 300 bin dolara bitireceğimiz işe 3 milyon dolardan fazla para ödendi" diyor. Malum, kendisinin de sıkça söylediği gibi, o dönem Tamince'nin Fethullahçılar ile yakın ilişkisi vardı. Dışişleri'nden alınan para nereye gitti haliyle bilmiyoruz.

Ancak Yapı İnşaat ile Dışişleri arasındaki kriz bitmedi. Şirket, inşaatın yüzde 96.4'ünü tamamladığını söyleyerek Dışişleri'nden yaklaşık 15 milyon dolarlık alacağının peşine düştü.

Bakanlık nezdinde girişimde bulundu.

Evraklara bakıyorum.

Önce inşaatın 89 gün geciktiği tartışması yaşanmış. Sayıştay 18 Haziran 2013 tarihinde istenen fazla işler nedeniyle gecikmenin normal olduğuna karar vermiş. Kullanılan malzemenin doğru olup olmadığı tartışması resmi mühendis raporu ile bitmiş. Şirketin Kazakistan'da Ziraat Bankası'na borcunun olduğu iddiası da Ziraat Bankası'nın borcu yoktur belgesi ile sonlanmış.

Dışişleri'nin "Biz ödeyeceğimizi ödedik" demesi, hesapları da açmaması üzerine olay mahkemelik olmuş.

PARA ELDEN VERİLMİŞ!

Sonunda Yapı İnşaat, Ankara 12. İdare Mahkemesi'ne Kazakistan'daki inşaat ve ödemeleri için başvurmuş. Dışişleri'nden usulüne uygun yaptığını söylediği ödemeleri talep ettiklerini ancak yanıt alamadıklarını, bu konuda kendileriyle belge paylaşılmadığını söylemiş. Mahkeme Yapı İnşaat'ı haklı bulmuş. Dışişleri'nin yaptığı ve yapmadığı ödemelerin açıklanması gerektiğini istemiş. İstinaf da iki yıl önce Dışişleri'nin itirazına rağmen bu kararı onamış.

Sonuç olarak...

Dışişleri'nin 2007 tarihli "Biz ödemelerimizi yaptık" belgeleri böyle ortaya çıkmış. İşte başlığa konu olan tartışma da bundan sonra başlamış.

Şöyle anlatayım:

Gelen belgelerde üç adet 4 buçuk milyon dolar ve bir adet bir buçuk milyon dolar elden ödeme yapıldığı belgesi yer alıyor.

Bir kere bu kadar büyük paranın elden verildiği iddiası bir tuhaflık içeriyor. Öyle ya koca Dışişleri 15 milyon doları neden elden, çanta içinde, deste deste versin

Öte yandan; belgeler şekil, içerik, yazı karakteri, düzen ve imza yapısı bakımından şüphe doğuracak şekilde.

Örneğin belgelerdeki imzalar sanki kopyala-yapıştır yöntemiyle çoğaltılmış, sahte imzalarmış gibi görünüyor. Öte yandan belgelerde sağ üst köşede yer alan düzenleme tarihi ile aynı belgenin açıklama veya içerik bölümünde belirtilen tarihler birbiriyle örtüşmüyor. Hatta farklı ay ve yıllar yazıyor. İncelenen belgelerin bir kısmında hiç hak ediş numarası yok. Bir kısmında ise mevcut hak ediş numarası ile ödeme tutarı, iş kalemi veya dönem bilgileri birbiriyle uyumsuz.