Bu mahkeme Erbakan'ı da yargılar!

Tarih insanın çözmediği sorunu er ya da geç önüne koyar.

Emekli Amiral Türker Ertürk 17 Ağustos'ta gözaltına alındı ve tutuklandı. Halen Kandıra'da bulunan Kocaeli F Tipi Cezaevi'nde. Önümüzdeki salı günü Bakırköy Adliyesi'nde ilk duruşmasına çıkacak.

Sessiz sedasız gerçekleşti. Belki hatırlamıyorsunuz. Ertürk'ün tutuklanma nedeni konuşmaları. Hayır, yeni sözleri değil. Biri 3 yıl öbürü 9 yıl önce katıldığı programlardan kesilip paylaşılmış iki ayrı videodan bugün yargılanıyor.

İddianame önümde duruyor. Savcı iki videoyu birleştirerek suç unsurunu şöyle tanımlamış:

"'Bakın artık iktidar değişecek, ama acılı ama acısız iktidar değişecek, onun için herkes aklını başına devşirmeli, siz de ben de tabii ki herkes de onun için Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına göre ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum. Yarın bir gün eğer biz demokratik girişimlerde bu iktidarı düşüremezsek Türk halkını da cezalandırabilecek uluslararası girişimler yapılacak' şeklinde beyanlarda bulunulduğu..."

İşte bu ifadeler Ertürk'e "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçlamasının yapılmasına ve tutuklanmasına neden olmuş. Kanunlarda bu suçun zamanaşımı 8 yıl. Ancak savcı, hukuk tarihinde pek de örneğini görmediğimiz bir yorum yapmış: "Videoların üzerinden zaman geçtiğini beyan etmiş ise de görsel basın ve sosyal medyada paylaşılan ve silinmeyerek yayınlanmaya devam eden suç içerikli paylaşıma ilişkin eylemlerin temadi eden suç kapsamında kaldığı..." Yani savcıya göre, 9 ya da 90 yıl önceki bir konuşmanız, birileri tarafından halen paylaşılıyor ise kilometre sıfırlanır, zaman aşımı ortadan kalkar! Üstelik 9 yıl boyunca halkta korku ya da panik oluşmamış olsa da 9 yıl sonra yeniden yapılan paylaşımla "ya oluşursa" diye yargılama yapılabilir!

SÖZLERİN ORİJİNALİ ERBAKAN'IN

İşte ben bu ilginç iddianameyi okuduktan sonra aklıma o soru geldi: Bu iddianame acaba Erbakan'ı da mı yargılıyor

Ne demek istediğimiz şöyle anlatayım...

Belki fark ettiniz belki fark etmediniz. Ertürk'ün konuşması Necmettin Erbakan'ın konuşmasına dolaylı bir atıf yapıyor. Hatırlatayım, 1994 yerel seçimlerinden zaferle çıkan Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan, 15 gün sonra, 13 Nisan 1994'te, iktidarın değişeceğini söyledikten sonra fırtına koparan o konuşmasını yapmıştı:

"Geçiş dönemi yumuşak mı olacak sert mi olacak, tatlı mı olacak kanlı mı olacak, 60 milyon buna karar verecek"

Bu sözler üzerine ertesi gün DGM ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı. Dahası, Başsavcı Vural Savaş, açtığı Refah Partisi kapatma davasında Erbakan'ın bu konuşmasını kanıtlardan biri olarak kullandı.

Refah Partisi avukatları ise Erbakan'ın konuşmasını kapatma davasında şöyle savundu: "Konuşmacının kastı: Refah Partisi'nin iktidara gelmesinin huzurlu olup olmayacağı değil, bu birkaç yıllık geçiş döneminin huzursuzluk serbest bırakanlar nedeniyle özgürce geçmeyeceğidir."

28 ŞUBAT DAVASINDA O SÖZLER

Biliyorsunuz, FETÖ savcılarının başlattığı 28 Şubat davası, FETÖ-AKP kavgası sonrasında da sürdü. İşte o dava sırasında eski Başbakan Mesut Yılmaz da tanık olarak dinlendi. Yılmaz şunları söyledi:

"O dönemde yaşanan bütün olaylar içerisinde beni en fazla rahatsız eden şey rahmetli Erbakan'ın Meclis'te kendi grubunda 'Adil düzen ya kanlı gelecektir ya kansız gelecektir' ifadesi olmuştur. ünkü bu açıkça bir iç savaş beyanıdır. (...) Düşünün ki ülkenin başbakanı 'Biz istediğimiz düzeni kuracağız kanlı da olsa kuracağız kanlı da olsa kuracağız kansız da olsa kuracağız' diyor. Bu ne demektir İşte burada yargılanması gereken bu anlayıştır."