Gerçek görünende sanırsın ancak çoğu zaman karanlıkta kalandadır.
Gazeteci arkadaşımız Murat Ağırel'e kurulan "Sarıgül örgütü kumpası"nı daha önce bu köşede detaylarıyla anlattım. Hatırlayın. Savcılığa başvuran, Kai Precat ve Marc Baeriswyln isimli iki Alman vatandaşı ve birlikte iş yaptıkları Sinan ampınar isimli Almanya'da yaşayan bir Türktü. Bu isimler; Gökçek ailesinin dosyasını yazarken Murat'ı bulmuşlardı. Ellerinde, ortak iş yaptıklarını söyledikleri Gökçek ailesinin Almanya'daki varlığına dair belgeler olduğunu söylemişlerdi. Ancak bundan önce kendileri için asıl meselenin Sarıgül olduğunu ve kendileri için Sarıgül ile yaşadıkları anlaşmazlığın daha kritik olduğunu anlatmışlar, Murat'a Sarıgül'e bir para havalesini gösteren evrak sunmuşlardı. Murat bu süreci araştırmış, Sarıgül'ün avukatına sormuş ancak belgenin sahte olduğuna dair bulgulara ulaşınca haberi yayımlamamış, araştırmaya devam etmişti. Ancak bu süreçte "eline geçen haberi yayınlamayarak ve Sarıgül'ün haberdar olmasını sağlayarak örgüte yardım etmek" gibi tuhaf bir suçlamayla tutuklandı. Sonuç olarak Ağırel; Gökçek ailesinin peşinde koşarken Sarıgül dosyasından tutuklandı.
İşte şimdi, Ağırel soruşturmasına dair üç önemli detaydan bahsedeceğim.
DENİZBANK BAŞKA SÖYLEMİŞ!İlki Saygı Öztürk'le yaptığımız Sözcü TV programından. Gazeteci Öztürk, televizyon ekranında bir belge gösterdi. Bu belge tam da Sinan ampınar'ın Murat Ağırel'e verdiği, Ağırel'in gerçekliğine dair şüpheye düşerek geri adım attığı belgeye cevap niteliğindeydi. Sinan ampınar, Sarıgül'le 100 milyon Avroluk para trafiğini gösteren bir belgeyi Murat'la paylaşmış, Murat bundan şüphelenmişti. Saygı Öztürk, Denizbank üzerinden karşı tarafa yollanan paranın dekontunu gösterdi. Gerçekten de 100 milyon değil 100 Avro'ydu. Saygı Öztürk'ün de programda söylediği gibi, Ağırel'e yollanan ve buna dayanarak haber yapması beklenen belge şüpheli görünüyordu. Bu da Ağırel'in bu belgeye dayanarak haberi yapmamakla ne kadar doğru yaptığını gösteriyordu.
ŞİRKET DE PARAVAN IKTIGelelim ikinci kısma.
Bu haber ise zaman zaman çalışmalarını bu köşeye taşıdığım Medyaradar muhabiri Ercan Öztürk'ten. Öztürk, Ağırel dahil tutuklanan kişiler hakkında şikayetçi olan Kai Precat, Marc Baeriswyln ve Sinan ampınar'ın kurduğu şirketin peşine düşmüş. Üç isme ait olan ve Sarıgül ile büyük yatırımlar yapacağını söyleyen, 7 Mayıs 2025'te kurulan şirketin adı SKM Global Enerji. Merkezi ise Bakırköy Halkçı Sokak'ta bir adres. İşte Ercan Öztürk bu adrese gidip şirkete bakmış. Ne mi çıkmış Meğer bir şikâyet dilekçesi ile kurulan bu şirket paravanmış. Kendilerini "güvenilir yatırımcı" olarak savcılığa tanıtan, Türkiye'ye milyarlık dev yatırımlar yapacağını söyleyen üç ismin şirket adresi Bakırköy'de bir "sanal ofis" çıkmış. Yani resmi olarak bir adres gösterme mecburiyetinden kaynaklı olarak ortaya çıkan "aslında olmayan adres"lerden.
İşin ilginç tarafı...
Ercan Öztürk, bu adresi ihtiyaç sahiplerine kiralayan sanal ofis şirketinin sahibi ile konuşmuş. İki Alman, bir Türkün kurduğu şirket, sanal ofis kirasını bile ödemediği için bu adresten atılmış! Dahası... Şirketin sermayesinde de durmadan değişen bir tuhaflık varmış. Örneğin, Sinan ampınar ortaklığını iki aylığına aynı soyadını taşıyan bir başka isme 85 bin TL'ye devredip geri almış. Kısacası Öztürk'ün haberinden öğrendik ki sadece Ağırel'e yollanan belge sahte değil, "güvenilir" diye anlatılan şirket de paravan!
Gelelim üçüncü detaya.
'BU KADIN SARIGÜLLERE YETİŞTİRDİ'Murat Ağırel'in avukatını aradım. Tutukluluğa itiraz dilekçesini verip vermediğini sordum. Geçen hafta vermiş. Dilekçede şu ifadeler yer alıyor: "Müvekkilin kayıt altına aldığı görüşmede ampınar, Emir Sarıgül'ün yalısının 'ilk 100'ü (100 milyon Avro'yu) siyahtan beyaz yapmak' için kullanılmak istendiğini anlatmış, müvekkilin 'Yani siz karapara aklıyordunuz' sorusuna olumlu yanıt vermiştir. Aklama iddiasının bizzat içinde yer aldığını kayıt altında kabul eden bir kişinin, kendisini yayımlamayan gazeteciye yönelttiği ithamlar hiçbir şekilde kuvvetli suç şüphesine dayanak yapılamaz."
İşte Ağırel'in avukatı, bu dilekçe ekinde Murat Ağırel'in Sinan ampınar ile görüşmesinin hem video kaydının hem telefon kaydının deşifresini mahkemeye sunmuş. Aslında ikisinin de tamamı okunduğunda her şey çok açık olarak anlaşılıyor: Karşı tarafın iddiaları, Gökçek meselesi, Sarıgül ile yaşadıkları anlaşmazlık... Ağırel, bütün görüşmelerde karşı tarafı, belgelerini sorguluyor.
Telefon kaydının itiraz dilekçesinde yer alan kısmından aktarayım. Zira o görüşmede Sinan ampınar, Murat Ağırel'e, Sarıgüllerin olaylardan haberdar olmasını sağlayan bir kadın avukata dair bildiklerini anlatmış:

11