Adliye koridorlarının kıdemlisi bir dostumla fon meselesini konuşuyorduk. Telaffuz edilen paraların büyüklüğüne şaşırırken bir haber gösterdi telefonundan. Duydum, dedim. Ama detayları ve yazılmayanları öğrenince ağzım açık kaldı.
Şimdi, Bakırköy 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde bir kıdemli hâkim var, adı R. Gün geliyor, HSK kararnamesiyle görevden alınıyor R. İtiraz süreci içinde ise yerine Eskişehir'den, E. adlı bir başka hâkim geliyor.
Bir süre sonra R'nin itirazı haklı görülüyor ve bu durum diğer hâkime tebliğ edilmek isteniyor. Ancak yetkisi kaldırılmasına rağmen tebligatı henüz almadığını öne süren E. adlı hâkim, iki zabıt kâtibini de yanına alarak duruşma salonunun kapısını kilitliyor. Ve gidiyor, normal duruşma günü 19 Kasım 2026 olan 2022/438 esas sayılı dosyada usulsüz celse açıyor. Masasına da in vatandaşına ait bir banka hesabında bulunan 16 milyon dolar üzerindeki kayyum yönetiminin kaldırılması talebini koyuyor.
Peki, hâkim E. kilitli salonda açtığı usulsüz celsede ne yapıyor Yönetim kayyumunun o yüklü paradaki yetkisinin kaldırılmasına karar veriyor. Tesadüf mü in vatandaşı adına taraf olan avukat aynı gün istinaf hakkından feragat ediyor. Yetmiyor, hâkim E. kararı aynı gün gerekçelendirip, kesinleştirip 16 milyon doların çekilmesinin önünü açıyor.
Deniyor ki tüm bunlardan haberi olan mahkemenin asıl hâkimi R. devreye giriyor. Bankayla temasa giriyor, HSK'yi bilgilendiriyor. Aynı anlarda, yetkisiz hâkim E. de karşı hamle yapıyor ve R. aleyhinde bir tutanak tutuyor. O tutanakta "dosyanın gereksiz yere uzatıldığını" ve hâkim R'nin tavırlarından şüphelendiğini belirtiyor.
Sonuçta...
Duydum ki 16 milyon doların çekilmesi engellendi. HSK müfettişleri Bakırköy'e gidip inceleme başlattı. Hâkim E. de tedbiren görevden uzaklaştırıldı.

6