Bir yargı mensubundan dinlemiştim. Dosyalarda gördükleri bazı avukat isimlerinin altını çiziyorlarmış. Adliyelerde "aman dikkat" diyen acı bir uyarı rutini haline gelmiş bu. Buna göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatlarının isimleri de "alarmlıydı".
Gündemin yoğunluğundan yeterince konuşamadık: Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'a, "cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında yurtdışına çıkış yasağı ve karakola imza atma şeklinde adli kontrol hükümleri uygulandı.
Olayın özeti şu: BTP Genel Başkanı Baş, partisinin Trabzon il kongresine katıldı. Orada yaptığı kapanış konuşmasından kesitler de bazı YouTube hesaplarında ve Baş'ın sosyal medyasında yayımlandı.
Baş'ın hesabında söz konusu bir buçuk dakikalık video şu sözlerle paylaşılmıştı: "Suriye'de ne kazandık Emeklinin maaşı mı arttı, alım gücü mü yükseldi. Enflasyon mu düştü Suriye'ye demokrasi getirmeyi bırak, önce kendi ülkene demokrasi getir."
Videonun ardından sosyal medyada Baş'ı hedef alan mesajlar paylaşıldı, soruşturma başlatıldı, ifadesi alındı.
Meselenin yargıya taşınmasının perde arkasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatının 4 sayfalık şikâyet dilekçesi vardı. O dilekçeyi okudum. Avukat özetle Hüseyin Baş'ın açıklamalarının "cumhurbaşkanının itibarına ve kişiliğine alenen saldırı" olduğunu iddia ediyordu.
Altı çizili şekilde örnekler de veriliyordu dilekçede: "Şüphelinin 'Oğlum sen önce kendi ülkene demokrasi getir' ifadesi, müvekkilim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kişiliğine saldırı niteliğindedir. Kamuoyu önünde bir ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına 'Oğlum' diye hitap etmek kabul edilebilir bir durum olmamakla birlikte ağır hakaret sayılmaktadır."
Baş ise özetle şunu söylüyordu savunmasında: "Söz konusu beyanlarımda geçen 'Oğlum' ifadesini ne sayın cumhurbaşkanına ne de herhangi bir şahsa yönelik söylenmiş bir ifade olarak kullandım. Bu ifade bir siyasi iradenin iş yapma biçimine, düşünce biçimine karşı bir eleştiri yapılırken tabiri caizse bir bağlaç anlamında kullanılmıştır. Konuşmalarımda cumhurbaşkanımızdan bahsettiğim bölümler olursa mutlaka 'sayın cumhurbaşkanımız' diye hitap ederim."

91