Mahruki yine yandı

Soyadı Arapça kökenli. "Yanmış" anlamına geliyor. Neden o soyadını taşıdığını ise şöyle anlatıyor:

"22 Haziran 1822'de büyükbabamın büyükbabasının babası, Kaptanı Derya Ali Paşa, Sakız Adası'nda şehit oldu. Rumların, Osmanlı'ya ilk büyük isyanı 1822 yılında İngilizlerin kışkırtmasıyla başlayan Sakız isyanıdır. Bu isyanı bastıran kumandan, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Kaptanı Derya Ali Paşa 5. kuşak büyük babamdır.

İsyan bastırıldıktan ve kontrol Osmanlı donanmasına geçtikten sonra, Osmanlıların amiral gemisini ateş kayıklarıyla düzenlediği saldırıda yakmayı başaran ve Yunanların 'Kara Ali' dediği büyük büyük büyük dedemi şehit eden Kanaris adlı gözüpek Yunan denizci, kendi ülkesinin milli kahramanlarından biridir. Bu olaydan sonra başbakanlık makamına kadar yükselmiştir. Sakız Adası'nın en büyük meydanındaki en büyük heykel, bu olayın anısına dikilmiş Kanaris'in heykelidir. Bu acı olaydan sonra Mahrukizade olan aile lakabımız, 1934 Soyadı Kanunu'yla birlikte, 'ateşte yanmış' anlamına gelen Mahruki olmuş ve ailemize şerefli bir miras olarak kalmıştır."

Torun Ali Nasuh Mahruki'nin tutuklandığını duyunca aklıma şehit dedesi Ali Paşa geldi. Ne garip; iki asır önce Osmanlı'nın uçsuz bucaksız mavi denizlerini korurken şehit olan bir komutanın aynı adlı torunu, bugün "Kamu barışını bozuyor" diye bir avuç mavi gökyüzüne hapsedildi.

Mahkeme kararından gerekçeyi okuyorum. Ana suçlama şu: "Seçimlerde devletin kurum ve organları tarafından usulsüzlük yapıldığı" yönünde algı oluşturmak.

Bu kararı verenler hatırlamaz mı

Cumhurbaşkanı Erdoğan bile 2019'da "Seçimde şaibe var" dedi.

Dönemin İBB Başkan Adayı Binali Yıldırım kaç kez "Çaldılar, hırsızlık yaptılar" diye YSK'yi hedef aldı.

Eski AKP YSK Temsilcisi, bugünün Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç