Hikâyesini üç ay önce bu köşede okudunuz. Adı, Atahan Demir. Hem müzisyen hem de öğretmendi. Bülent Ersoy'un vokalisti olarak Star TV'deki yılbaşı programına katılması, çalıştığı okuldan kovulmasına yol açmıştı.
Müzik öğretmeni olarak çalıştığı kurum Özel NUN Ortaokulu'ydu. İstanbul'un Beykoz ilçesinde bulunan NUN Okulları'nın bağlı olduğu vakfın kurucusu Berat Albayrak, yönetim kurulu başkanı ise Esra Albayrak'tı. Özetle, iktidar ailesinindi kovulduğu okul...
Atahan Demir, kovulma sürecinde yaşadıklarından dolayı savcılığa suç duyurusunda bulundu. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusundaki şu cümleler çok çarpıcıydı:
"Olay tarihinde okul müdürü Fatma Gedik tarafından müşteki odaya çağrıldı, görüşmede özetle, 'Bizim kültürümüzde yılbaşı kutlamak yok. Orada dansöz oynatıldı. Seni Star TV'de yılbaşı eğlencesinde bazı aileler görmüşler, bu konudan çok şikâyetçi oldular. Bu yüzden iş akdini feshediyoruz' denildi."
Savcılıktaki şikâyet dilekçesinde; okul müdürünün de dahil olduğu isimlere "çalışma hürriyetinin ihlali, nefret ve ayrımcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, iftira, özel belgede sahtecilik ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamaları yapılıyordu.
Sonra ne mi oldu Başka dosyalarda görülmeyen bir hızda "Dava açılmasına gerek yok" kararı verildi. Nihayetinde, savcılığın kararına yapılan itiraz da reddedildi ve hüküm kesinleşti.
Öğrendim ki müzisyen Atahan Demir verdiği hukuk mücadelesine devam etme kararı aldı. Yani, davanın açılmasını engelleyen kararların kanun yararına bozulması için, avukatı Zafer Yıldırım aracılığıyla Adalet Bakanlığı'na başvurdu. İşte o talep dilekçesinde dikkat çeken bir nokta vardı:
"Teslim alınmış bir dijital delilin içeriği görülmeden, çözümü yaptırılmadan, olayın merkezindeki konuşmalar ve saik araştırılmadan, şüphelilerin savunması alınmadan 'suç unsuru yoktur' denilemez. Böyle bir karar, maddi gerçeğe ulaşma iradesinin değil, soruşturma yükümlülüğünün siyasi saikle yerine getirilmemesinin sonucudur. ünkü verilen karar hukuki değil siyasidir. (İşbu okulun sahiplerinin siyasi bağlantılarının olduğu herkesçe bilinmekte ve hukuka aykırı kararların verilmesinde etki yapıldığı şüphesi tarafımızda oluşmuştur.)"
Dilekçede işaret edilen "dijital delil" bir flaş bellekti. İddia o ki içinde bir ses kaydı vardı ve o kayıt da Atahan Demir'in işten kovulmasının perde arkasına dairdi.
Bundandır ki Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ndeki dilekçe bir kez daha vurguluyordu: "Kanun yararına bozmayı zorunlu kılan ilk neden, teslim alınmış dijital delilin hiç incelenmemesidir. Bir ceza soruşturmasında, müşteki tarafından dosyaya sunulan ve ön büroca teslim alındığı belgelenen flash belleğin içeriği görülmeden, çözümü yaptırılmadan, kayıtların gerçekliği ve anlamı değerlendirilmeden, bu delilin hangi nedenle sonuca etkili olmadığı açıklanmadan verilen KYOK kararı hukuken ayakta tutulamaz. Delil yokluğu ile delilin incelenmemesi birbirinden tamamen farklıdır. Bu dosyada 'delil yokluğu' değil, 'delilin incelenmemesi' vardır."

15