Sabah 10.30'du. Ankara Güvenlik Şube Müdürlüğü'nden dört polis evine geldi. Elbiselerini giydi, ilaçlarını cebine koydu, polis bir babanın kızı olan 50 yıllık eşine "Allahaısmarladık" dedi ve gitti.
Dün gözaltına alınan eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'dan bahsediyorum. Grip olmuş, üç gündür dinleniyordu. Yılın ilk gününde sosyal medyadan paylaştığı şu mesaj onu hasta yatağından kaldırttı: "Baba, İsrail'e akaryakıt ve çelik gönderdi, alkışlandı. Oğlan, İsrail'i protesto etti, alkışlandı. Böyle bir millet, değil demokrasi, padişah yönetimine layıktır. Eğitimsiz toplum böyle olur."
Paylaşımda hiçbir isim yoktu ama soruşturma gerekçesi tanıdıktı: Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma.
Gözaltına alınmadan önceki gece bir kitap elindeydi: "Teröristlerle Konuşmak" (Aykırı Yayınları).
2015'te basılan kitabın yazarı Jonathan Powell'dı. IRA sorununun çözüm sürecinde İngiltere'nin baş müzakerecisiydi Powell. Kürt sorununa dair de çalışmalar yapan Powell, eski çözüm sürecinde AKP kurmaylarıyla da görüşmüştü. Sabri Uzun'un gözaltı öncesi okuduğu "Teröristlerle Konuşmak" kitabı da "Kürt sorununu çözme kılavuzu" olarak tanıtılıyordu.
İstihbaratçı Uzun'un şu sıralar elinden düşürmediği bir diğer kitap ise Uğur Mumcu imzalı "Kürt İslam Ayaklanması" (um:ag Yayınları) idi.
Duydum ki Sabri Uzun gözaltında görüştüğü avukatına şöyle dedi:
"Ben ifade hürriyetimi kullandım. Cumhurbaşkanını tahkir kastım yoktur. Yalan ya da halkı yanıltıcı bir bilgi de yaymadım. Her zamanki gibi rutin mesajlarımı paylaşıyorum. Eski görevimden kaynaklı tecrübem var. Her devlet görevlisinin yaptığı gibi sorumluluğum olan konularda kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum. Bunu yaparken de kimseye hakaret etmedim ve kimseyi hedef almadım."

73