Hakkını verelim, ilk olarak T24'ten Asuman Aranca dikkat çekti: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davalarının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş'a suikast iddiasına dair soruşturmayı tamamladı. 19 kişi hakkında hazırlanan iddianameden, eski Ankara Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz hakkında rüşvet iddiaları çıktı. İddianamede ifadesine yer verilen avukat Semra Ilık, Ankara'daki Demir Yumruk operasyonunda gözaltına alınan ağrı Silahtaroğlu'nun malvarlığındaki tedbirin kaldırılması için o dönem operasyonu yöneten Ankara Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz'a 300 bin dolar rüşvet verdiklerini ve tedbirin bu şekilde kaldırıldığını anlattı.
Sonra öğrendik ki HSK 1. Dairesi, hakkındaki bu iddialar nedeniyle, şu anda Ankara Batı Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan Yıkılmaz'la ilgili inceleme kararı aldı. Ne güzel.
Ankara'da iki numaralı isimken Ayhan Bora Kaplan soruşturmasını da yürüten ve soruşturduğu örgütle ilişki içinde olduğuna dair hakkında iddialar da bulunan savcı Ahmet Yıkılmaz'ın akıbetini takip edeceğiz.
Tam da burada bir parantez açıyorum...
'ENDİŞE, KORKU, PANİK YARATAN' SÖZLERİMTarih: 8 Ekim 2024.
O gün Halk TV'de imza attığımız Kayda Geçsin programında adalet sistemine dair görüşlerimi paylaşırken "Rüşvetle adam bırakan savcı haberlerini yaptık, rüşvetle adam tahliye eden hâkim haberlerini yaptık" diyorum. Bazı AKP'li avukatların zaman içinde savcı ve hâkim olduğunu, siyaset içinde edindiği ilişkileri de yargıdaki kimliklerine bulaştırdıklarına dair tespitlerde bulunuyorum. Ve yargıya dair "Rüşvet ve irtikap ile insanları tahliye edebiliyorlar" olgusunu tekrarlıyorum.
Sonra ne mi oldu Köşelerimizde, kitaplarımızda, yayınlarımızda onlarca kez isim isim resmi referanslarla belgelediğimiz bu konuşmaya dair yargılandım. Ve nihayetinde 1 yıl 3 ay hapis ile cezalandırıldım. Zira, mahkemeye göre benim bu sözlerim "kamuoyunda endişe, korku ve panik yaratabilecek nitelikte, doğruluğu teyit edilmemiş ve kamu barışını bozabilecek ifadeler" imiş! Bu gerekçeyle "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu işlemişim.
Cezayı almadan önceki savunmamda, o an yargılandığım adliye binasında bile suç örgütlerine rüşvet karşılığı yardım edenler olduğuna dair soruşturmaları hatırlattım. Ama ne fayda!
Yetmedi. Aynı gün aynı yayındaki aynı sözlerimden dolayı aynı başsavcılık ayrı bir soruşturma daha başlattı. Savcıya göre, meğer ben ayrıca bu sözlerim ile "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama" suçunu işlemişim! Yani 301. maddeden ayrıca iki yıla kadar daha hapisle cezalandırılmalıymışım.

9