Bir değil, beş değil, yüzlerce kez yazdık. Tarikatların kucağına bırakılan her yaştan insanın nasıl istismar edildiğini defalarca ifşa ettik. Bu cerahati sökmek yerine, değerlerimizi bozduğunu iddia ettikleri süpürge reklamını kafaya takanların yönettiği memlekette, artık yaşamayan bir çocuğun davası görüldü dün. Gizlilik kararı var, diye ayrıntı yazamıyorum. Ama bakın, Önce ocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey neler diyor:
"Her ne kadar 'bir değişiklik olmadığı' nedeniyle gizlilik kararının devamına karar verilmişse de dosyada küçücük (!) bir değişiklik var: Fatma Nur ve Hifa artık aramızda değil, çünkü öldürüldüler. Önce ocuklar ve Kadınlar Derneği olarak şu an aramızda bulunmayan Fatma Nur ve Hifa'nin istismar dosyasını üstlenmiştik. Elimdeki çerçevede bulunan, küçük Hifa'nın fotoğrafıdır. Bizler Hifa'yı unutmadık ancak heyetiniz kendisini hatırlamıyor olabilir.
Derneğimiz yalnızca kız çocuklarının istismarına ilişkin yargılama sürecini takip etmemekte; aynı zamanda tüm eğitim hayatları boyunca burs imkânı sağlamakta, kadın doğum uzmanı ihtiyacı varsa gidermekte, çatıları akıyorsa onu dahi yaptırmakta ve onları hayata kazandırmaya çalışmaktadır. Bu nedenle dernek olarak Hifa'nın tüm sürecinde oradaydık. Hifa'yı cuma günü evinde yattığı yerden kalkamaz halde, şırıngayla beslenir halde gördük, pazartesi günü ise maalesef ölüm haberlerini aldık.
Eğer sosyal devlet ilkesi gereğince devlet üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olsaydı bizlere ihtiyaç olmazdı. Ancak maalesef bu aşamaya kadar Fatma Nur ve Hifa'nın sesi duyulmadığı gibi, heyetiniz Hifa'yı duruşma salonunda dinleyecek kadar usulsüz davrandı. 6 yaşındaki bir kız çocuğunun babası tarafından uğradığı cinsel istismarın tüm detayları, burada bu salonda babasının ve onlarca erkeğin arasında ona anlattırıldı. Defalarca kez istismarın detayları, onda yaşadığından şüphe uyandıracak şekilde tekrar tekrar soruldu. Mahkemeniz bu salonda sanığı değil, küçük çocuğu sorguladı. Heyetin küçük çocuğu salonda dinlediğine ilişkin SEGBİS fotoğrafı var. Bu vahim bir fotoğraftır.
Bir de bu resim var sayın başkan. Elimdeki resim küçük Hifa'nın burada duruşma beklerken çizmiş olduğu resimdir. Kendisi üstün zekâlıydı, biliyorsunuz. Elimdeki resimde parmaklıklar ardında kendisini ve annesini resmettiğini görüyorsunuz. İkisi de ağlıyor. Güneş ağlıyor, bulut çizmiş buraya, ağlarken resmetmiş bulutu da. Bu bir çocuğun o duruşma salonunda hangi ruh haline geldiğini gösteriyor. Bu resme dikkatlice bakmanızı istiyoruz. Ayrıca resmin dosya arasına alınmasını talep ediyoruz.

10