8 Eylül'de bu köşede okudunuz: "Ekrem İmamoğlu'nun avukatları 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası kararının istinaf değerlendirmesini yapacak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi'ne bir başvuruda bulundu ve dedi ki: 'İmamoğlu'na 'ahmak' cezası Anayasa'ya aykırı dosya AYM'ye gitmelidir.' 3 Eylül'de İmamoğlu'nun avukatı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi'ne verilen dilekçede deniyor ki: "Anayasa'nın 153'üncü maddesi uyarınca, müvekkile uygulanan kamu görevlilerine karşı hakaret suçu olarak nitelendirilen TCK Madde 1253-a ve 5 hükmünün Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla somut norm denetimi yapılması amacıyla davanın geri bırakılarak dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) gönderilmesi..."
Bu dilekçeden 14 gün sonra.
Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Halil Güner, Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. Hakim Güner'in dilekçesine bakalım:
"Mahkememizin 2023691 Esas sayılı dava dosyasının iddianamesinde; suç tarihinde sanık Hacı Sağlam, tedavi için gittiği Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, tedavi sırasında kendisi ile ilgilenilmemesi üzerine... Kamu görevini ifa etmekte olan doktor müşteki Çağlayan Saltan'a 'Allah belanızı versin, inşallah sen de daha kötü olursun, seni buraya gömerim, seni buraya boşa koymuşlar, sizin yapacağınız işin a.... k...m' diyerek tehdit ve hakarette bulunduğu, müştekinin olay nedeni ile sanık hakkında şikayetçi olduğu... Sanığın üzerlerine atılı suçu işlediğine dair yeterli şüphe derecesine ulaşıldığı iddiası ve sanığın yargılamasının yapılarak, TCK 1251, 1253-a, 1254, 53, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır."
"Ahmak'ın kanuni gerekçesiŞimdi hatırlatma yapalım:
Ekrem İmamoğlu, "ahmak" davasında hangi maddeden ceza aldı Türk Ceza Kanunu 1253-a ve 5. Ne diyor bu madde:
"(3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı... (5) Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır."
3 Eylül'de Ekrem İmamoğlu'nun avukatı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi'ne verilen dilekçede deniyor ki:
"Anayasa'nın 153'üncü maddesi uyarınca, müvekkile uygulanan kamu görevlilerine karşı hakaret suçu olarak nitelendirilen TCK Madde 1253-a ve 5 hükmünün Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla somut norm denetimi yapılması amacıyla davanın geri bırakılarak dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) gönderilmesi...
"Somut norm denetimi talebinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları uyarınca, duruşmalı olarak değerlendirilmesi ve talebimize dayanak yapılan bilimsel mütalaayı hazırlayan uzmanların mahkemenizce dinlenmesi...
"Dilekçemizde atıf yapılan AİHM kararlarının, Anayasa 90'ıncı Madde ve AYM içtihatları uyarınca, sayın mahkemenizin vereceği hükmü doğrudan etkileyeceğinden, aynı zamanda adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı kapsamından kararların Türkçe çevirilerinin yapılması için Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılması talep edilmektedir."
Kamu görevlileri eleştiriye açık olmalıÇorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi de AYM'ye gönderdiği dilekçesinde aynı İmamoğlu'nun dilekçesinde ifade ettiği hususlara atıfta bulundu: "Mahkemizce davaya konu iddianame 23102023 tarihinde kabul edilmiş, genel hükümlere göre yargılama başlatılmıştır. Yargılama sürecinde, mahkememizce TCK 1253-a maddesinin Anayasaya aykırı olduğu inancı oluşmuş, 17 Eylül 2024 günü, Anayasa'nın 1521 maddesine göre, Türk Ceza Kanununun 1253-a. maddesinin Anayasa'nın 2, 10, 26, 36, 38 ve 40. maddelerine aykırılık oluşturduğu düşüncesiyle başvuru yapılması gerektiği kararı verilmiştir."

155