Sağ ve sol... Fransız devrimiyle başladı. İhtilal sonrası kurulan parlamentoda özgürlüklerin destekçisi olan halkçılar genellikle başkan koltuğunun solunda oturmaktaydılar. Değişimlere karşı çıkmakta olan zenginler, burjuva kişiler ise sağda otururlardı. Ancak... "Sol" sadece "özgürlük" temelinde ele alındığında yanlış olur. "Ekonomiüretim ilişkileri" pratiğinde durduğunuz yer sizi "sol" ya da "sağ" olarak tanımlar! Ekonomik ilişkilerle biçimlenen üretim ilişkileri (alt yapı), toplumun, manevi, siyasi, düşünsel olaylarının ve kurumlarının oluşturduğu ikinci grup unsurları (üst yapı) belirliyor.
Neden "sağ-sol" üzerinden girdim konuya Yanıtı şu cümlelerde gizli:
"Cumhuriyet Halk Partisi'ni sağa kaydırdığım eleştirilerine gelirsek; öncelikle sağdan ve soldan ne anladığımızdan, 21. yüzyıl dünyasında ve Türkiye'sinde bu kavramlara ne kadar ihtiyaç olduğundan bahsetmek gerekir. Sağ ve sol ideolojik çatışmalarının temelinde yatan 'emek-sermaye denklemi' günümüz Türkiye'sinde hâlâ döneminin gerekliliğini koruyor mu acaba! Dünya hâlâ emek ve sermaye olarak iki kutup mu Benim için bütün bunların anlamı vatanperverlikten geçiyor. Ülkemiz bu denklemi elbette özümseyecek ve doğru kararı verecektir. İşte o zaman 'sağa kaydırdın' eleştirilerinin ne kadar anlamsız olduğu ortaya çıkacaktır."
Bu hafta sonu CHP üzerine yazılar ve kitaplara yoğunlaştım.
Yazımın girişindeki cümleleri de gazeteci-yazar Fikret Bila'nın bu hafta okuyucusuyla buluşan "CHP'de Sağ SapmaKırmızı Kedi Yayınevi" kitabında, CHP'nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kurmuş. Evet! 2023 Mayıs seçimleri öncesinde CHP'yi "sağa kaydırdığı" iddia edilen Kılıçdaroğlu, 21'inci yüzyılda "emek-sermaye" çelişkisinin kalmadığını, "otokratik-demokratik" devletler üzerinden yaşanan çelişki olduğunu altını çiziyor ve "vatanseverlik" kavramında herkesi buluşturmaya çalışıyor.
Külliye de "sol" tartışmasına girdiKitabı okurken bir tartışma da Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un, Soner Yalçın'a yolladığı mektup üzerinden yaşandı. Uçum'un kaleme aldığı mektupta da "Türkiye'de sol var mıdır" sorusuna yanıt arandı. Erdoğan'ın başdanışmanı da aynı Kılıçdaroğlu gibi düşünüyor:
"Sınıf esaslı solculuğun tarihe karışmasıyla birlikte enternasyonel solculuk da bitmiştir. Günümüzde yurtsever olmak solun uluslararası toplum bağlamında belirleyici kimliğidir. Anti-emperyalizm ise yurtsever solun temel karakterlerindendir. CHP, hiç bir zaman sınıf esaslı solculukla ilgili olmadığı gibi toplum esaslı solculuğa da yakınlık göstermemiştir. Devlet ve halkın ilişkisinde hep halk karşıtı pozisyonda yer almıştır. Sermaye devlet ilişkisi konusunda özellikle devlet zenginlerine ne zaman ihtiyaç varsa iradesini teslim etmiştir. Yirmi birinci yüzyıldaki CHP ise temsil alanları itibariyle yurtsever kimliğe dahi karşıt pozisyona gelmiştir. (Odatv25 Şubat 2024)"
Kılıçdaroğlu ile Uçum hangi noktada buluşuyor
İki isim de CHP'nin "halktan koptuğunu" iddia ediyor. Bakın CHP'nin eski lideri "Sağ Sapma" kitabında ne diyor:
"Ben partiyi statükoya teslim etmedim. 85 milyon vatandaşımıza, Cumhuriyet Halk Partisi ilkeleri doğrultusunda, vatanperver ve tek bir nazar ile baktım. Bu ülkenin sağcıları bana 'Bozkurt Kemal', muhafazakârları 'Mücahit Kemal', solcuları 'Demokrat Kemal', doğulusu 'Serok Kemal', batılısı 'Başkan Kemal', genci 'Demokrat amca', çocuğu 'Dede' dedi ve beni bağrına bastı. Çarşaflı, türbanlı kardeşlerim benim broşürlerimi meydanlarda dağıttı. Bu eleştirileri asla ve asla iyi niyetli bulmuyor, Cumhuriyet Halk Partisi'ni yüzde 25'lere mahkûm etmek isteyen kliklerin dezenformasyon çalışması olarak görüyorum. (CHP'de Sağ SapmaSayfa 166)."

153