Bir hafta arayla yapılan iki açıklama.
Önce AKP Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısıyla ilgili bilgi verdi:
"Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız bütün MKYK üyelerine Cumhur İttifakı'nın huzurunu ve birliğini bozmaya dönük yapılan açıklamalar karşısında hep beraber birlik, beraberlik içinde hareket edilmesi gerektiğini ve Cumhur İttifakı'nın birliğinin korunması konusunda herkesin yüksek bir hassasiyetle ve sorumlukla davranması gerektiğini ifade ettiler. (22 Mayıs 2024)"
Önce AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarının şifresini çözelim.
31 Mart sonrası iktidar partisi içinde ciddi bir tartışma başladığını kamuoyu izledi. Özellikle parti içinde "muhafazakar demokrat" kimliğin önce çıkarılmasını savunan kanatta "Cumhur İttifakı" sorgulanmaya başlandı. Bu kanadın ısrarı şuydu: "MHP'yle birlikte hareket etmek bizi kuruluş felsefemizden kopardı. Özgürlükçü partiden güvenlikçi parti görünümüne büründük. Özellikle Kürt seçmenden koptuk. Bu nedenlerden dolayı da Cumhur İttifakı bozulmalı." AKP Genel Merkezi'nde hakim görüşü buydu ve ardından CHP lideri Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesi ve "normalleşme" vurgusu da öne çıktı. Eş zamanlı bir şekilde Özel'in, AKP lideri Erdoğan'la yaptığı görüşmede Osman Kavala, Gezi hükümlüleri, Kobani (Ayn el Arap) davası ve 28 Şubat paşalarıyla ilgili talepleri de özellikle "öze dönüşü" savunanlarda bir heyecan yarattı. Kamuoyundaki beklenti de Kavala'nın yeniden yargılanacağı, Kobani davasında "normal" kararlar çıkacağı yönünde oldu. Bu arada AKP Genel Merkezi'ne hakim kadro, "Cumhur İttifakı'nın verdiği zararları anlatmaya" her fırsatta devam etti. Ancak... Tayyip Erdoğan'ın bir soruya yanıt aradığı konuşuldu: "Peki MHP'yle ittifak bozuldu. Meclis'te azınlığa düşülecek ve burada muhalefet erken seçim çağrısı yaparsa... Buna karşı ne diyorsunuz" Bu sorunun yanıtı hâlâ verilebilmiş değil! 1 Nisan'dan bu yana geçen sürede Erdoğan herkesle görüştü ve son MKYK toplantısında AKP Genel Merkezi'nin hakim kadrosuna dedi ki: "Cumhur İttifakı devam edecek, nokta."
Ömer Çelik'in açıklamalarından bir hafta sonra MHP lideri Devlet Bahçeli grup toplantısında konuştu:
"Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve Cumhur İttifakı'nın duruşu bellidir. Hiçbir tezgah, hiçbir kumpas, hiçbir telkin ve algı düzeneği Türkiye'ye ve Türk milletine hizmet kararlılığımızı, Cumhur İttifakı olarak yürüyüşümüzü sekteye uğratamayacak. 31 Mart'tan sonra biti kanlananları uyarıyorum, dikkat etsinler, bitli baklanın bizim pazarda alıcısı yoktur. Cumhur İttifakı Türkiye'yi yükseltmeye, küresel ve bölgesel marka değerini güçlendirmeye, bu aziz millet için her feragati göstermeye sonuna kadar devam edecektir. Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi güvencedir. (28 Mayıs 2024)"
Bahçeli'nin "kumpas, telkin, algı düzeneği" tespitlerinin altını çizmekte fayda var. MHP liderinin de "Cumhur İttifakı bitmeli" diyenlere mesaj verdiğinin altı çizildi.
Koordinasyonu Efkan Ala sağlıyorDün... AKP kulislerinden iyi haber alan gazetecilerden Nasuhi Güngör, "AK Parti'nin temsil sorunu" başlıklı bir yazı kaleme aldı Habertürk'te:
"... Asıl önemli başlık elbette değişimin rotası ve siyasi kodları. Şu anda partinin farklı birimlerinde buna dair çalışmalar yapılıyor ve stratejiler çalışılıyor. Bir strateji merkezinden de bu yönde destek alınıyor. Fakat gerek partinin tabanında, gerekse de kamuoyunda 'seçimleri kaybeden bir parti yönetiminin bu değişim sürecini nasıl yöneteceği ve hangi yönde katkılar sağlayacağı' sorgulanıyor." Güngör'ün bir strateji merkezinden bu yönde destek alınıyor" cümleleri üzerine AKP koridorlarında "Hangi strateji merkezi" sorusuna yanıt aradım. Aldığım yanıt SETA oldu:

130