Tiyatromuzda 1950'lerden beri derin iz bırakmış, sayısız öğrenci yetiştirmiş çok önemli bir sanatçıyı, Haldun Dormen'i 21 Ocak'ta, 97 yaşında yitirdik.
Konservatuvarda hocamdı Haldun Dormen. Gerek onun gerekse Yıldız Kenter'in derslerinde, "tatbikatlar", yani sahne uygulamaları bazen konservatuvar sahnesinde bazen de Dormen veya Kent Oyuncuları tiyatrolarında yapılırdı. Bu iki topluluk sonradan Ferhan Şensoy'un yaşattığı İstiklal Caddesi'ndeki Ses Tiyatrosu'nu paylaşmışlardı. Muhtemelen aşırı iş yoğunluğu olduğunda "tatbikatlar"ı kendi tiyatrolarına taşıyarak biraz zaman kazanıyorlardı. Ama bize de dersini profesyonel bir tiyatro sahnesinde yapma olanağını sağlıyorlardı.
Zaten tiyatrolarının kapıları başarılı öğrencilerine hep açıktı.
DORMEN TİYATROSU'NDABen İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu'na 1966'da çocuk tiyatrosu ile başlamıştım. Aynı yıl Gülriz Sururi ve Engin Cezzar'ın teklifiyle Güngör Dilmen'in "Kurban" oyununda Gülsüm rolünü üstlendim. O dönemde Haldun Dormen, Feydeau'nun "Bit Yeniği"ni sahneye koymuştu. Sonra oyundaki "hizmetçi" rolünü oynayan sanatçı ayrılınca rolü bana teklif etti. İnanılmaz bir kadro vardı: Erol Günaydın, Erol Keskin, Suna Keskin, Altan Erbulak, Füsun Erbulak, Metin Serezli, Nisa Serezli... Oyunu sahneye koyan Haldun Dormen ise hem uşağı hem evin zengin sahibini oynuyordu. Unutulmaz bir performanstı. Sahnenin bir tarafından uşak olarak çıkıyor, kuliste yürürken kostüm değiştiriyor, sonra sahnenin diğer tarafından evin zengin sahibi olarak bambaşka bir tavırla giriyordu.
Haldun Dormen, tiyatrosunun etrafını iyi ilişkilerle örmenin de ustasıydı. Kuşkusuz bunda aldığı eğitimin olduğu kadar, Türkiye'yi "halkla ilişkiler" kavramıyla tanıştıran Betûl Mardin'in de payı vardı. Haldun Bey tiyatrosunda tanınmış isimler ister, yeni kadroya aldığı gençleri de isim yapmaya uğraşır, bir tür "star yaratma" politikası izlerdi. Ali Poyrazoğlu ile Hadi aman'ın yolu zaten açıktı. Benim için de yeni çıkmaya başlamış Saklambaç fotoroman gazetesinin genel yayın yönetmeni İren Kayno'yu tiyatroya çağırdı. İren Hanım fotoroman çekmemi önerdi. O sırada bir yarışmada birinci seçilen Kadir İnanır ile birlikte "Mutluluk" adlı fotoromanda, üstelik kendi adlarımızla oynadık. Haldun Dormen bu tarz tanıtımları çok iyi bilir, hem tiyatrosunu hem de genç sanatçıları öne çıkarmak adına kullanırdı. "Turp Suyu", "Oliver Twist" müzikali ve "Eski amlar Bardak Oldu"da oynadıktan sonra, Şehir Tiyatrosu'na dönmek istedim. O sırada tiyatronun müdürü, İlhan Selçuk'un eşi Handan Selçuk'tu. Handan abla konuyu Haldun Bey'le görüşmem gerektiğini söyledi. Odasına girdik, "Hocam yanınızda büyük tecrübe kazandım, çok teşekkür ediyorum ama artık Şehir Tiyatrosu'na dönmek istiyorum" dedim. "Tamam Emelciğim, bu senin seçimin ama bu kararı niye verdiğini merak ediyorum" dedi. "Tiyatroyu çok seviyorum, kulis olaylarını sevmiyorum, çok çabuk kırılıyorum, üzülüyorum" dedim.

6