Gelenekten geleceğe zeytin kültürü

Geleneksel zeytinciliğin geleceği Manisa Akhisar'da masaya yatırıldı. Bir anlamda zeytinin kalbi, zeytinciliğin de kalbi olan Akhisar'da attı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Zeytincilik Çalıştayı'nda zeytin kültürünün gelecek nesillere aktarılmasının yol haritası çizildi

Toprak binlerce yılın hafızasını saklar. Ve bazı ağaçlar vardır ki yalnızca kök salmaz; zamanı sabrı ve medeniyeti büyütür. İşte o ağaç: Zeytin.

Geleneksel Zeytincilik Çalıştayı bu sözlerle açıldı. Zeytincilik Anadolu topraklarının kadim kültürü. Zeytin kültürümüz 2003 yılından beri UNESCO korunması gereken dünya kültürel varlık listesinde. Türkiye'deki Geleneksel "Zeytin Yetiştiriciliği" Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın başvurusuyla UNESCO'nun Yaşayan Kültürel Miras Listesi'ne alındı. Dosyanın tam adı "Zeytin Yetiştiriciliği ile İlgili Geleneksel Bilgi, Yöntem ve Uygulamalar" ve listeye kayıt şekli "Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras" olarak geçiyor. Zeytin ve zeytinyağı üretimini ve tüketimini tüm boyutlarıyla kültürel miras olarak kaydeden ilk ve tek ülke Türkiye oldu. Bunu yalnızca Türkiye adına bir kayıt değil, insanlık hafızasında yer alan bir kültürün korunması için verilen evrensel bir söz olarak kabul etmek gerek. Binlerce yıllık zeytin kültürü insanlık hafızası. Bizler bu köklü mirasın yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda koruyucuları olmak durumundayız ve bu hafızayı ileri taşımakla sorumluyuz.

Sadece tarımın konusu değil

Zeytin aynı zamanda zengin bir kültür ögesi. İşte bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı zeytin konusunu UNESCO'ya bir dünya mirası olarak tescil ettirmeyi düşünmüş. İyi ki de öyle yapmış, çünkü zeytini sadece ağaç ve sofraya gelen zeytin ve zeytinyağı olarak düşünmek yetersiz kalıyor. Zeytin ağacı etrafında gelişen inanılmaz bir kültür var. Önce "delice" denen ve doğada kendi kendine yetişen yabani zeytinden başlamak gerek. Delicenin aşılanarak, yani bir anlamda kültüre alınarak, zeytin yetiştirilmesi insanlığın binlerce yıl öncesinde geliştirdiği bir tarım kültürü. Zeytincilikte budamaktan gübrelemeye pek çok yöntem doğa bilgisinin ve halk takviminin geleneksel uygulamalara yansımasıdır. Zeytin ağacı etrafında aynı zamanda zengin bir ekosistem oluşur, âdeta zengin bir zeytin habitatı var olur.

Hasadı apayrı bir şenlik zamanı

Zeytinin toplanmasında Anadolu'nun geleneksel imece usulü birlikte çalışmak ve üretmek kültürü devreye girer. Kuzey Ege zeytin bölgelerinde imece "örfene" olarak anılır, dayanışma kültürünü yansıtır, bir anlamda zaman ve emek takas yöntemidir. Herkesin zeytini sırayla toplanır, herkes birbirine yardıma yani örfeneye gider. Böylece insanların el ele vermesiyle zeytinin ağaçtan sofraya uzanan süreci başlar. Elbette hasat sonrası yapılan ritüeller, şenlik ve şölenler birlikte yapılan kutlama yemekleri zeytin bölgelerini düğün yerine çevirir.

134 çeşit yöresel zeytin

Türkiye son üç yıldır İtalya'yı geçerek İspanya'nın ardından dünyada ikinci zeytin üreticisi konuma yükseldi. Zeytinyağı üreten ülkelerin çoğu Akdeniz havzasındaki ülkeler. Mutfağında "zeytinyağlılar" diye ayrı bir yemek kategorisi ve pişirme tekniği olan tek ülke ise Türkiye. Zeytin kahvaltımızda var, zeytinyağı yemeklerimize tat katıyor. Ancak asıl zenginliğimiz zeytin çeşitliliğimiz. Yöresel zeytin türleri 134 çeşit olarak saptanmış. Ancak şu anda sürmekte olan AB destekli Anatolivar projesi kapsamında hazırlanan "Türkiye Zeytin Atlası" sayesinde bu zenginlik daha net görülebilecek.