Bir Tokat öyküsü

Tokat'ı ve bu özel kentin mutfak değerlerini daha çok hatırlamak ve hatırlatmak gerek. Mutfağımızın en güzel yemeklerinden yaprak sarmanın ipek gibi asma yaprağı Tokat'tan geliyor. O yaprak da narinler narini Narince üzümünün yaprağı. Bu üzüme sahip çıkanların başında gelen Orhan Ziya Diren'i maalesef kaybettik

O an tam bir film karesi gibiydi. Birdenbire arabayı kenara çekti. Gökte yükselen uçağı seyretmeye koyuldu. Uçağın masmavi gökyüzünde giderek ufalarak uzaklaşmasını izlerken bir an bambaşka biri gibi olmuştu. Sanki o uçakla bilinmeyen bir diyara gitmenin hayalini yaşıyordu, ya da kendini kokpitte üniformasıyla gururlu bir pilot gibi görüyordu. Uçak gözden kaybolurken "Hep pilot olmak istemiştim!" deyiverdi. Orhan Diren'i kaybettiğimizi öğrendiğimde sürekli aklıma gelen anı hep buydu. Oğlu Ozan Diren, Instagram'da "Babamı, namıdiğer Karaoğlan'ı bugün kaybettik" diye elim haberi duyurduğunda, birden Tokat merkezden Diren bağlarına giderken yaşadığımız bu an aklıma yeniden geldi.

Diren ve Dimes markalarını eskiden beri biliriz. Ama benim şahsen Orhan Diren'i tanımam politikacı kimliği ile oldu. Orhan Diren, iki dönem boyunca CHP'den Tokat milletvekiliydi. İlk olarak üyesi olduğu AGİT'in Viyana ve Paris toplantıları sırasında tanışmıştık. Ortak ilgi alanı gastronomi olunca kurulan dostluk daha sonra bu yönde devam etti. Zaman içinde bağlar ekseninde ayrı bir bağımız oluştu. İşte bahsettiğim Tokat bağ yolu hikâyesi, böyle bir Tokat lezzetlerini keşfetme gezisinde yaşanmıştı.

Bir insanı toprağında tanımak bambaşka. Yıllar önceki bu Tokat lezzetlerini keşfetmeye çalışırken Orhan Diren'in toprağına ve bağlara olan bağını da keşfetmiştim. Narince üzümünü anlatırken o bağ çok net hissediliyordu. Tokat'ın simgesel yerli beyaz üzüm çeşidi olan Narince, adı üstünde, son derece narin, ince kabuklu bir çeşit, yaprakları da ipek gibi ince. O yüzden dolmanın, sarmanın hası için en iyi asma yaprağı olarak şanı olan Tokat yaprağı aranır. Tokat ilçelerinin özellikle Zile'nin pekmezi meşhurdur. Bağ ürünlerinin her türlüsü tatlı üzüm tarhanası, cevizli sucuk Zile kömesi bambaşkadır.

Rüzgârını kendi yaratan adam

Diren ailesinin hikâyesi azim ve çalışkanlık timsali Vasfi Diren ile başlıyor. Hikâyenin çıkış noktası Tokat. Bursa Ziraat Mektebi'nde tam burslu okuyan Vasfi Diren, memleketindeki meyve bahçelerinin ve tarihi asırlar öncesine uzanan bağların potansiyelini fark ediyor. Bu meyve bahçeleri ve asma bağları mirasına sahip çıkmaya ve katma değer katmaya karar veriyor. Evinin bodrumunda kurduğu havuzda kendi bağının üzümlerini sıkıyor. Dört Nal diye bir yer açıp orada konuklarına sunuyor. Asıl rüzgârı ise meyve suyu işine girerek yakalıyor. 1958 yılında Dimes'in temelleri Tokat'ta atılıyor. Vasfi Diren'in azim, sabır, disiplin ve hatta biraz da inatla sürdürdüğü mücadelesi ve Tokat'a katkıları yıllar sonra ailenin anısına hazırladığı "Rüzgârını Kendi Yaratan Adam" biyografisinde anlatılıyor.

El sanatlarından yemeklere uzanıyor

Pek bilinmez ama Diren ailesi her yıl köylülere ücretsiz olarak asma fidanları dağıtarak bağların bakımı ve gelişimi konusunda hep öncü olmuştur. Yıllar sonra oğlu Ozan'ın başını çektiği "Bağımız Var!" projesi işte tüm Diren ailesinin dünyanın öbür ucuna gitseler de dönüp topraklarına bağlılıklarını sunmalarının bir sonucu. Proje el sanatlarından yemeklere uzanan, ama ucu mutlaka o uçsuz bucaksız Tokat bağlarına bağlanan bir bağlılıkla Tokat'ın kültürel mirasını yaşatmak konusunda gösterilen bir çaba. Geçen yıl basılan Tokat Yemekleri kitabı 'Bağımız Var' girişimi ve Tokat İl Kültür Turizm Müdürlüğü işbirliği ile ortak basılmış.