Bir "Daha" 7 Mehmet

Antalya'nın ünlü 7 Mehmet restoranı bu yazın en çok konuşulan mekânıydı ama yanlış anlaşılma olmasın, yeni yeri Bodrum'da. The Bodrum Edition bünyesinde DAHA adıyla açılan 7 Mehmet Restoran, Akdeniz'i bu kez de Ege'den kucakladı

Yeni maceralara yelken açmak zor bir karardır. Hele yerinde köklenmiş, doğduğu ve büyüdüğü yerle özdeşleşmiş mekânlar için başka diyarlara gitme kararı hepten zordur, cesaret ister. İşte Antalya'nın imza markası olmuş 7 Mehmet'in Bodrum'da açtığı DAHA böyle bir cesaretin sonucu. İstanbulluların sevdiği İstanbul mekânlarının Bodrum'da yazlık yer açması alışılmış bir durum. Yıllardır mikro ölçekte İzmir-Çeşme arasında aynı durum yaşanırdı, sevilen pastanelerin mutlaka Çeşme'de yazlık yerleri olurdu. İstanbul Bodrum'u kendine benzetmiş biçimde. İstanbul, nasıl Boğaz'ın iki yakasında bitmez tükenmez keşif olanakları sunuyorsa Bodrum'da da ortaya tıpkı Boğaz gibi Bodrum Yarımadası eksen alındığında her iki kıyıdaki bitmez tükenmez seçenekler baş döndürüyor.

Son noktası konmamış

Bu yazın keşfi ise İstanbul'dan yazlığa gelen bir mekân değil, aksine bir Antalyalı oldu. Antalya'daki mekân o kadar kentle özdeşleşmiş ki, karışmasın diye bir ayrıştırma çabasına girmişler. DAHA adının anlamını 7 Mehmet'in üçüncü nesil şefi Mehmet Akdağ şöyle ifade ediyor: "Henüz son noktası konmamış. Zaten iyi olanın, biraz daha iyisi. Ustalığın bitmeyen hâli. Köklerden beslenen, daima ileriye bakan. Daima dahasını arayan."

Hikâye aslında şöyle cereyan ediyor: Mehmet Akdağ'ın bir takıntısı var. Her zaman her şeyin daha iyisini aramak gibi bir takıntı. Bu takıntı bazen en iyi malzemeyi ararken ortaya çıkıyor bazen yeni bir tarifi geliştirirken derdi oluyor. Öyle ki bu artık aile içinde de espri konusu hâline gelmiş. O kadar sık "Daha başka nasıl olabilir" ya da "Daha da iyisi" gibi ifadeler kullanırmış ki, evde her zaman takılma vesilesi olurmuş. Bodrum'daki mekân için de sayısız isim düşünmüşler, Mehmet ikide bir "Daha başka ne olabilir" dedikçe eşi Didem isyan bayrağını çekmiş ve "Daha başkası yok, 'Daha' de, olsun bitsin!" demiş. Aslında bir anlamda şu açıdan da uymuş, herkes bir 7 Mehmet daha mı açılıyor acaba derken, yeni mekâna DAHA ismi bir şekilde uymuş.

Deniz manzarasına hâkim konumuyla tıpkı Antalya'daki 7 Mehmet'in Akdeniz'i kucakladığı gibi bu kez de Ege Denizi'ni kucaklıyor. Menüdeki yemekler aynı ama dahası var. Tipik Antalya mutfağı örnekleri ve 7 Mehmet klasiklerinin yanı sıra belli bir oranda Ege lezzetleri de içermesine özellikle dikkat edilmiş. Antalya mutfağının olmazsa olmazı hibeş ve tahinli piyaz gibi lezzetlerin yanı sıra 7 Mehmet ile özdeşleşmiş zeytinyağlı beyaz üzüm yaprağı, etli balkabağı dolması, karidesli cive, tahinli Döşemealtı kabağı tatlısı gibi aşina tatlar gene var. Ancak Ege Bölgesi'ne ve özellikle Bodrum'a has malzemeyle yeni lezzetler yaratılmış. Örneğin Antalya'nın eğlencelik tirmis ve altın susamdan tahin ile Ege'nin deniz börülcesi birleşmiş. Menüye Bodrum'la özdeşleşmiş lorlu cevizli Bodrum eriştesi gibi lezzetler eklenmiş. Ege'nin zarif dil balığı sütle pişirilince son derece hafif bir yaz tabağı olmuş. Bodrum'un coğrafi işaretli süt reçeli ızgara kolot peyniriyle muhteşem bir ikili hâline gelmiş. Bir anlamda gerek malzemeyi eşleştirerek gerekse pişme tekniklerini harmanlayarak mutfakta Antalya-Bodrum füzyonu yaratılmış.