Bahar geldi mi gelmedi mi anlamanın zorlaştığı mevsim değişikliği içindeyiz. Baharın gelişinin en önemli göstergesi ise tabii ki erik. Can eriği ile ilkbaharda başlayan erik günleri, mürdüm eriği gibi türlerle sonbahara kadar sürüyor
Erik denilince akla önce can erik gelir. Belki de baharın ilk meyvesi olduğundan, belki de adından, belki de capcanlı renginden insanın aklına ilk gelen erik türü can eriktir. Önce kütür kütür can erik çıkar ama baharın gelişi yenidünya veya bir başka adıyla Malta eriği ile kesinlik kazanır. Erik ailesi son derece geniş ve şaşırtıcı bir çeşitliliğe sahip. Erik aklımıza baharı getirse de aslında farklı erik türleri sonbahara kadar bulunuyor. Can eriği ile ilkbaharda başlayan erik günleri, mürdüm eriği gibi geç olgunlaşan türlerle sonbahara kadar sürüyor. Baharda can alıcı yeşilken yavaş yavaş pembeleşiyor, önce utangaç bir pembeye sonra olgun bir koyu kıpkızıl renge bürünüyor. Çeşidine göre bazen de yaz başında kehribar sarısına dönüşüyor.
Sonbahar erikleri ise başka bir âlem. Buğulu mavimsi mor mürdüm eriği çıktı mı yaz yorulmuş, yakında sonbahara geçit verecek demektir. Ta ki kar taneleri ormanlardaki yaban çakal eriklerine düşüne kadar. Erik için mevsimi hiç geçmiyor denilse yeridir. Erik mevsimi, baharın müjdecisi can eriğinden başlıyor, sonbaharın son mürdümlerine kadar uzanıp gidiyor.
Erkenci erik
Erik sözcüğünün kökeni, eski Türkçe erük ya da örük kelimesine dayanıyor. Aslında tek çekirdekli meyveler için genel bir ad olarak kullanılmış. Baharın ilk olgunlaşan meyvesi olduğu için "er" yani erken olan anlamında, kıştan sonra en önce çiçek açan meyve olduğu için böyle adlandırıldığı düşünülüyor. Türkçenin ilk sözlüğü olan 1070 tarihli Dîvânu Lugâti't-Türk'te erük olarak geçiyor.
Eriğin aslında şeftali ve zerdali gibi meyvelerle de kelime bağlantısı var. Farsça erik demek de olan 'alu' sözcüğü, Türkçede şeftaliye iri erik (şeftalu), kayısıya altın erik (zerdalu) denmesine yol açmış. Ormanların yaban güzeli alıç da aynı kökten gelmiş. Bazen de botanik olarak farklı olan meyvelere bildiğimiz eriğe benzetip erik demişiz. Yenidünya ve Malta eriği böyle bir kafa karışıklığı sonucu erik olmuş. O yüzden bazı yerlerde muşmula veya döngel adıyla anılıyor. Belki de bahar meyvesi olduğu için, çoğu bölgede Akdenizli Malta eriği adı yaygınlık kazanmış.
Mutfakta erik
Erik en ekşi hâlinden en tatlı hâline kadar mutfağımızda kendine türlü şekillerde yer bulmuş. Can eriği yoğurtlu lezzetlere çok yakışıyor. Can erikli cacık yapmayan şefimiz kalmadı. Mardin usulü kuzulu aluciye yemeği, bambaşka bir bahar lezzeti. Yenidünyayı, kebabını yaparak şenlendiren Gaziantep'i anmadan geçmeyelim. Ama eriğin tadını uzun süre sofranızda isterseniz, o zaman komşu Gürcü mutfağına uzanmak gerek. Gürcü mutfağının sarımsaklı, kişnişli erik sosu sofranıza tatlımsı mayhoş bambaşka bir lezzet katabilir.
Tkemali (Gürcü usulü erik sosu)
Bu sos, taze veya kuru her türlü erikle yapılabilir. Taze erikle yapıldığında yemyeşil ekşi erik ya da sapsarı nispeten tatlılaşmış erik de kullanılabilir. Gürcistan'da koyu kırmızı erikten yapılanı da çok sevilir. Hepsinin yeri başka. Mayhoşluğunu, tatlılığını kendi damak zevkinize göre ayarlayabi-lirsiniz.
Malzemesi: 01 kg erik 01limonun suyu 01 limonun kabuğu, sarı kısmı rendelenmiş 03-4 tatlı kaşığı kişniş tohumu, dövülmüş 03-4 diş sarımsak, dövülmüş 02 tatlı kaşığı tuz 01-2 adet minik acı kırmızıbiber

9