Türk'ün 'atanmış müftü' imtihanı

Bu mahkemede yargılanan ve cezalandırılan her ne kadar dört kişi gibi görünse de aslında tüm Batı Trakya Türk Azınlığıdır. Her ne kadar mahkeme cezaları ertelemiş ve para cezasına çevrilmesine hükmetmişse de bu verilen karar, tüm Batı Trakya Türk Azınlığına karşı bir gözdağıdır. Ancak Batı Trakya Türkleri, mahkemenin yargılama aşamasında ve karar açıklandıktan sonra sergiledikleri birlik ve beraberlik ve sağduyulu davranışları ile Atina yönetimine gereken cevabı vermiştir.

Mahkeme sürecinde ve karar açıklandıktan sonra yaşananlar şu gerçeği dosta düşmana bir kez daha hatırlattı: Yunan makamlarının verdiği veya vereceği hiçbir ceza, Batı Trakya Türk Azınlığına geri adım attıramayacaktır. Atina yönetiminin baskı politikaları, hakikatin üstünü örtmeye yetmez. Batı Trakya Türk Azınlığı, dün olduğu gibi bugün ve yarın da var olmaya devam edecektir inşallah.

Hukuk devleti olduğunu iddia eden ve hukukun önünde eşitlik ve dini özgürlükleri herkes için güvence altına aldığını iddia eden Yunanistan'a hatırlatmak isteriz:Yunan anayasasındahâkim din Ortodoks Hristiyanlık olmasına rağmen, kilisenin din adamları, devlet tarafından belirlenmiyor.Aynı şekilde diğer dinlere mensup olanlar da özerktir, özerk olmalıdır. Ne var ki Yunan devleti, yalnızca Trakya Türk Azınlığına müftü atama yoluna gidiyor.

Son çıkan yasa ile müftülükler kamu dairesi ve atanmış müftüler ise kamu genel müdürü seviyesinde memurlar olarak tanımlandı.Böylelikle Atina yönetimi, 1990 yılından beri, göstermelik bir seçim adı altında, fiilen müftü ataması yapıyor. Batı Trakya Türklerinin dini özerkliğini engelliyor, ihlal ediyor.