Yunanistan'ın şerrinden korunmak için alınan silahlarla; millete ve Sayın Cumhurbaşkanı'na saldırdılar. Ardından, Yunan topraklarına kaçmaya çalıştılar, kaçtılar.Başta Amerika, Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere batılı ülkelerin gölgesine sığınanlar.
Hâlâ masumiyet söyleminde bulunuyorlar. Komplodan, tiyatrodan bahsediyorlar. Tamam, size inanıyoruz.O halde neden yurtdışına kaçıyorsunuz Biz niye kaçmıyoruz
İnanılmaz dış bağlantıları olan karanlık bir organizasyon. İhanet kelimesinin bile yetersiz kaldığı bu rezillik, millî hafızadaki yerini aldı.Bu durum, nesilden nesile aktarılacaktır.
Meselenin bir başka tarafı: Batılı "dostlarımız" saklanma ve sakınma ihtiyacı duymadan, darbeci teröristleri himaye ediyor. Amerika, Almanya ve diğerleri. Bu biçimsiz duruma karşı etkili bir dil, caydırıcı bir yöntem geliştiremedik. Devletimizin eksiklerinden biri de budur.
Yeri gelmişken...
Daha düne kadar bu yapıya sempati duyanlar, gözlerinin içine bakanlar, imkânlarından yararlanmak için sıraya girenler, şimdinin en keskin konuşanları, davrananları.
Kavganın sonucuna göre duruş belirleyen bu kimseler; şimdi sahneleri dolduruyor, kürsülerden inmiyor ve yüksek sözler ediyor.
Hal böyle olunca sormadan edemiyoruz: Bildiklerinizi yeni mi öğrendiniz Kadrolaşma, sınav sorularının çalınması, uluslararası irtibatlar gibi.
Bir örnek: FETÖ yayın organında yıllarca yazarlık yapan birinin, 15 Temmuz'dan sadece üç gün sonra bile hâlâ "cemaat" demesi. Darbe girişiminden on beş gün sonra yani henüz şehitlerimizin kanları kurumamışken "aralarındaysan anlamamak için cidden geri zekalı olmak lazım" dedikten sonra gözümüzün içine baka baka "yalan yok güzel de para veriyorlardı" demesi. Bitmedi, tüm bunların üzerine hâlâ "Gülen meselesi" demesi, FETÖ diyememesi. Tek cümleyle: Sıfır risk, bol kazanç.
Böyle bir ismin, bu kadar naneyi yedikten sonra, bir gram bedel ödemeden yola devam etmesi arayana aradığını vermekten başka anlama gelmez.

31