Naser Oriç'ten Srebrenitsa Şahitliği

Elbette kuşatma altındaki şehirlerde kaynaklar oldukça sınırlıydı. Gün geçtikçe açlık ve hastalık daha çok kendisini hissettirmekteydi. Aralıksız bombardıman sürerken, silahsız bırakılmış insanların hayatta kalma ve varlığını koruma mücadelesi, her geçen gün daha çetin hale geliyordu. Naser Oriç, o günleri şu şekilde anlatıyor: "Açlık kurban seçmiyor, merhamet göstermiyordu. Anneler ve babalar çocuklarının açlıktan öldüğünü seyrediyordu. Ölüm her an yaklaşırken, Çetnikler de çevredeki tepelerden en modern uzun menzilli topçularıyla ölüm saçıyordu." (Sayfa 145)

Eserin devamında, Doğu Bosna'daki Müslüman Boşnak nüfusa karşı yürütülen soykırım politikası ve uygulanan etnik temizlik, Srebtenitsa müdafii Naser Oriç'in tanıklığıyla belgeliyor. 1992 yılında savaşın başlangıcında kaybolan sivillerin, savaş süresince hayatını kaybeden sivillerin, Srebrenitsa bölgesinde öldürülen ve kaybolanların listesi yer alıyor.

Srebtenitsa müdafii Naser Oriç, dışardan, kıyıdan veya köşeden değil, mücadelenin tam merkezinden konuşuyor. Şahitliklerini, cephede edindiği tecrübeleri ve dönemin resmî belgelerini bir araya getirerek savaşın askerî, insani ve toplumsal boyutlarını tarihe not düşüyor.

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu'ndan ilhamla: "Tarih yalnızca kuvvet alınacak/devşirilecek bir zemin değil, aynı zamanda ibret alınacak bir zemindir."Vatan savunmasının binlerce isimsiz kahramanının hatıralarını ebedileştiren bu sayfalar, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılmış acı dolu bir tarih dersi niteliğindedir.

Sırp Çetniklerin korkulu rüyası haline gelen Naser Oriç, Srebrenitsa'nın işgalinden kısa bir süre önce Tuzla'ya gönderildi. Naser Oriç, bu gönderilme olayını şöyle anlatıyor:"Askerlerimiz, sanki bir şey yapacakmışız gibi beni Tuzla'ya çağırdılar. Ama bir şey yapamadık. Srebrenitsa... Bu benim içimdeki en büyük yaradır."

Birleşmiş Milletler'in "Güvenli Bölge" ilan ettiği bu şehirde, insanlara "biz sizi koruruz" deyip, silahlar toplandı. Bu esnada Bosna Kasabı olarak bilinen soykırımcı Sırp komutan Ratko Mladiç'in emrindeki birlikler, Naser Oriç'in Srebrenitsa'dan ayrıldığını duyunca, saldırılarını yoğunlaştırdılar. 11 Temmuz 1995 günü Srebrenitsa'yı ele geçirdiler. Bir başka ifadeyle, Birleşmiş Milletler; kendilerine güvenip, sığınan; silahsız masum insanları Sırp Çetniklere teslim ettiler.