Kosova seçimini yaptı

Kosova seçimini yaptı

Ayhan Demir

Kosova, geçen yıl, 9 Şubat'ta genel seçimlerini gerçekleştirdi.

Ülke tarihinde ilk kez bir hükümetin görev süresini tamamlayarak gidilen bu seçimde, Kendin Karar Al Hareketi-LVV ipi önde göğüsledi.

Fakat tek başına hükümeti kurmak için yeterli sandalye sayısına ulaşamadı. On bir aylık yeni hükümet kurma denemelerinin hiç birisinden netice alınamayınca, 29 Aralık'ta yeniden sandık başına gitmekten başka bir çare kalmadı. Ancak bu kararı almak bile hiç kolay olmadı.

Bu süreçte, meclisin fiilen kurulabilmesi için temel gereksinim olan, meclis başkanı seçimi de bir krize dönüştü. Muhalefet, "bölücü" bir siyaset izlediği gerekçesiyle, LVV'nin adayı Albulena Haxhiu'yu reddedince; bu seçim süreci de kör düğüme dönüştü.

Hal böyle olunca, yeni bir aday belirlemek kaçınılmaz oldu. Ana muhalefet konumundaki Kosova Demokratik Partisi-PDK'nın da desteğini alan yeni aday Dimal Basha, 26 Ağustos'ta meclis başkanı seçildi.

Ne var ki, kriz bununla da sona ermedi. Bu sefer, Sırp başkan yardımcısının seçimi süreci tıkadı. Sırp Listesi-SL'nin adayı Slavko Simiç, gerekli çoğunluğu sağlayamadı. Yeni aday Nenad Raşiç'in seçilmesiyle, meclis ancak 10 Ekim'de tam manasıyla kurulabildi.

Yaşanan siyasi krizinülke ekonomisine yansıması, oldukça ağır oldu. Avrupa Birliği ve Dünya Bankası fonları bloke edildi.Ayrıca seçimlerin yenilenmek durumunda kalması bütçeye milyonlarca Euro ek maliyet getirdi. Ancak devlet kurumlarının işlevsizleşmesinin, kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasının ve en önemlisi ülkenin uluslararası güvenilirliğinin zedelenmesinin meydan getirdiği maliyet ise hepsinden daha fazla oldu.

Aylarca devam eden siyasi çekişmelerin ve kutuplaştırıcı söylemlerin nihayetinde, erken genel seçimler yapıldı. Her zaman söylüyoruz:Hiç kimsenin kafası, milletten daha fazla çalışmaz.Hiç kimse, milletten daha akıllı değildir. Kosova halkı, iktidar ile muhalefet arasındaki siyasi çekişmede tarafını net bir şekilde belirledi: Güçlü hükümet, zayıf muhalefet! Aslına bakılırsa seçim öncesi yapılan anketler zaten galibin kim olacağından çok, Albin Kurti'nin yüzde kaç oyla iktidara geleceğini araştırıyordu.

Başbakan Albin Kurti, her ne kadar tek başına iktidara gelemese de kendisine verilen "ikinci şansını" oldukça iyi değerlendirdi. Kurti'nin lideri olduğuLVV, tüm siyasi analistler için ikna edici ve bu partinin taraftarları tarafından "muhteşem" olarak nitelendirilen bir zafer kazandı. LVV, önceki seçime göre, sandalye sayısını kayda değer şekilde artırdı. Öyle ki, yeni hükümeti kurabilmek için, gerekli olan sandalye sayısına rahatlıkla ulaşabilecek gibi görünüyor. Buna karşılık muhalefet partileri, "inatlaşma" ve "ayak direme" üzerine kurguladıkları siyasetlerinin bedelini sandıkta çok ağır şekilde ödediler. Oldukça sarsıcı bir siyasi deprem yaşadılar. Bu depremin meydana getirdiği etkiler, Kosova siyasetinde, uzun yıllar boyunca hissedecektir.

Bildiğiniz üzere, bu seçimler öncesinde, Kosova Türk siyaseti adına büyük bir fedakârlık örneği sergilendi. Milletin menfaatini kişisel çıkarlarının üstünde gören Yenilikçi Türk Hareket Partisi-YTHP ve Mamuşa Halk Hareketi-MHH, bu seçime katılmama kararı aldılar. Ancak Kosova Demokratik Türk Partisi-KDTPyöneticileri, daha açık söylemek gerekirse Fikrim Damka, bu fırsatı hak ettiği şekilde değerlendiremedi.