Mevcut parçalı siyasi yapı ve artan güvensizlik ortamında yeni siyasi denge arayışlarının öne çıktığı bu seçim öncesinde yapılan anketler, daha öncekilerin aksine, siyasi yelpazenin yeniden şekillenmekte olduğunu ve seçimlerin net bir kazananının olacağını işaret ediyordu. Bu doğrultuda, kazananın kim olacağı değil, parlamentoya kaç partinin gireceği merak ediliyordu.
Tam da beklentiler doğrultusunda: 2016'dan 2026'ya kadar Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Rumen Radev liderliğindeki İlerici Bulgaristan Koalisyonu (Progresivna Balgariya), en yakın rakibine 30 puandan fazla fark atarak, genel seçimi büyük farkla ilk sırada tamamladı.
Eski başbakanlardan Boyko Borisov'un genel başkanı olduğu Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar-GERB partisi ikinci sırada yer aldı. Listesinde Türk adaylara yer veren Değişime Devam-Demokratik Bulgaristan İttifakı-PP/DB ise az bir farkla üçüncü oldu. Destekçilerinin büyük bölümü Türklerden oluşan Hak ve Özgürlükler Hareketi-HÖH/DPS ve Diriliş (Vızrajdane) partileri yüzde 4›lük seçim barajını aşan diğer partiler oldu.
Yüzde 3 civarında oy alan Bulgaristan Sosyalist Partisi-BSP, Kılıç (MECh), Görkem (Velichie) ve Işıltı (Siyanie) koalisyonu ise parlamento temsil hakkı kazanmadılar. Ayrıca eski parlamentoda temsil edilen ve bu seçimde dikkat çekici bir düşüş yaşayan Böyle Bir Halk Var-ITN (Ima Takıv Narod), bu sefer parlamento dışında kaldı. HÖH'den ayrılanların kurduğu ve bu seçimde ne yapacağı merak edilen Haklar ve Özgürlükler İttifakı-HÖİ/APS ile Mavi Bulgaristan (Sinya Bulgariya) ise yüzde 1 bandında kaldılar.
Bu sonuçlara göre Radev'in İlerici Bulgaristan Koalisyonu, meclisteki 240 sandalyeden 131'ini kazandı. İlerici Bulgaristan Koalisyonu, tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa sahip oldu. Bulgaristan'da en son 1997'de yapılan seçimde Ivan Kostov liderliğindeki Birleşik Demokratik Güçler 137 sandalye kazanarak tek başına hükümet kurabilmişti.
Rumen Radev'in 2 Mart'ta kurduğu İlerici Bulgaristan Koalisyonu, seçim kampanyası boyunca mevcut "oligarşik modelin" tasfiyesi ve yolsuzlukla mücadele söylemiyle geniş bir seçmen kitlesinin desteğine ulaştı. Bulgaristan Başsavcısı Borislav Sarafov'un, seçimlerden birkaç gün sonra görevinden istifa ettiğini açıklaması bu yöndeki önemli adımlardan birisidir.
Şurası bir gerçek: Rumen Radev'in seçilmesini sağlayan ana seçmen kitlesinin Rusya'ya yakın, Euro'ya geçilmesine karşı olan eski sosyalistler ve muhafazakâr Ortodoks Slavlar. Bunlar, genellikle AB, NATO ve Türkiye karşıtı düşüncelere sahipler. Ancak Radev, seçim öncesinde yaptığı açıklamalarda, elde edecekleri seçim başarısının, ülkenin geleceği adına "tarihi fırsat" olduğunu vurgulamıştı. Dolayısıyla, Radev'in öncülüğünde kurulacak hükümetin, Rusya yanlısı ve NATO karşıtı yakıştırmalara karşılık; Avrupa Birliği, Amerika ve NATO'nun yanı sıra Türkiye ve Rusya faktörlerini de dikkate alarak siyaset üretmesi muhtemeldir.

25