Evet, bu uzunca girizgâhtan sonra artık sözü getirmek istediğim yerdeyim.
Yaklaşık beş yıldır Bosna Hersek Yüksek Temsilciliği görevini yürüten eski Alman siyasetçi ve diplomat Christian Schmidt, ABD'nin baskıları neticesinde, geçtiğimiz Mayıs ayı içerisinde görevden affını istedi. Hâlihazırda hemen hemen herkes, yeni Yüksek Temsilci'nin kim olacağını tartışıyor. Fakat perde arkasındaki asıl kriz Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa Birliği arasında yaşanıyor. Yeni Yüksek Temsilci'nin belirleneceği Barış Uygulama Konseyi toplantısında asıl tartışma konusu, bu isimden ziyade, bu ismin yetkileri ve geleceği.
ABD, OHR ofisini artık bir yük olarak görüyor. İstediği kişi Yüksek Temsilci olmazsa, bu ofisi finansa etmeyeceğini söylüyor. Ancak zaten ABD tarafı, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde OHR ofisinin kapatılmasıyla sonuçlanacak bir geçiş süreci senaryosunu sahnelemek istiyor. Bu aşamada ABD'yi ilgilendiren tek konu, Bosna Hersek'in, Hırvatistan doğalgaz sistemine bağlanmasını amaçlayan projenin inşasının başlaması için devlet mülkiyetleri meselesinin çözümlenmesini istiyor. Buna karşılık AB, OHR ofisinin kapatılması için doğru zaman olmadığını düşünüyor. En azından şimdilik, mevcut durumun aynen devam etmesini arzu ediyor.
İki cephe arasındaki görüş ayrılığı o denli derin ki, Barış Uygulama Konseyi'nin son toplantısı sonuçsuz bir şekilde Haziran ayı sonuna ertelendi. Dolayısıyla hangi tarafın daha ağır basacağını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.
Şurası bir gerçek: OHR'ye Boşnakların itiraz etmesi, Bosna Hersek'in iyiliğine; Sırp, Hırvat veya Batı dünyasının herhangi bir temsilcisinin itiraz etmesi ise Bosna Hersek'in kötülüğünedir.

24