Doğma büyüme Egeli şair Hüseyin Yurttaş (1946, Foça'nın Kozbeyli köyü) son dönem şiirlerini "Susuyor Şimdi Zaman" adıyla geçen yıl kitaplaştırdı (Tekin Yayınevi).
ıktığı yıl temmuz ayında bana imzaladığı kitap o günden beri yanımdan, çalışma masamdan eksik olmadı.
Kısa, yalın, özlü şiirler.
Okudukça daha çok tadına varıyorsunuz.
Hüseyin Yurttaş sözcükleri sanki birkaç kez elekten, süzgeçten geçiriyor.
Sonra sınavdan geçmeyi başaranlara şiiri kuruyor.
Yani bir sözcük ustası, simyageri...
Fakat ne kadar özel bir dikkatle okudumsa kitaba adını veren bir şiire rastlamadım.
Diyeceksiniz ki şart mıdır...
Değil elbette.
Yine de düşünmekten kendimi alamadım.
Zamanın susması ne demek Niye sussun zaman
Bir an susamak fiilin olabilirliği geldi aklıma, Türkçenin bir oyunu olarak.
Belki en iyisi ikisini birden düşünmek. İçinde olduğumuz zaman iyi şeylere susamış ve çoktandır iyi bir şey olmadığı için susmayı yeğlemiş olamaz mı
Üstelik konuşanın başının belaya girdiği şu zamanda...
Bu satırları okuyan Hüseyin'in bıyık altından güldüğünü, "Neler uyduruyor şu Ataol" diye mırıldandığını görür ve duyar gibiyim.
Ne yapayım Sen de böyle sorular sorduracak bir başlık koymasaydın kitabına.
Şaka bir yana, zaman olgusu bu kitabın başlıca kahramanıdır denebilir.
Bir yandan belli bir yaşa gelmiş şairin kendi kişisel yaşamını gözden geçirmesi, onunla hesaplaşması... Bir yandan yitikler vermiş acılı kuşağı için duyduğu keder...
O yetmişler diyor, ben altmışları da kapsayan yetmişler diyorum.
Hüseyin Yurttaş bu yılların on yılın ortalarında ilk ürünlerini veren, her iki kuşağın da en iyi şairlerindendir.
"70'liler" ve "Yine o Yıllar" adlı şiirler, acılı kuşaklara yürek burkan ağıtlar gibidir:
"70'lerdi/ kanadı yürüdüğümüz yollar/ dağılmış neferleriydik yenik orduların/ cepheler yıkık/ komutanlar yitik/ her ölümle sönen bir zafer umudu/ avuntulara teslim olmuş av akşamları/ gecelerimiz gittikçe karanlık" (70'lilerden)
"düş müydü gördüklerim/ sanrı mıydı/hepsi yıkıldı/ üryan kaldı gerçekler/anımsamak boşuna/ artık neyi onarabilir ki anılar" (Yine o Yıllar'dan)
Kişisel yaşama ilişkin olarak geçen zamanla ilgili şiirler genelinde karamsar sayılabilirse de bu keder insanca olan her şeye düşman bir toplumsal ortama yönelik eleştiriyle iç içedir. "Yeni Mecnun" adlı harika dörtlükteki gibi:
"bir düşün ardında düştüm yollara yol yok, iz yok, dört yanım kapkara leyla'yı sordum, dediler çağdışı o dizilerde görünür ara sıra"

27