Butlan mutlan

Nelerdi onlar şimdi anımsamıyorum ama siyasal yaşamımızın ortasına kimi kez ve genellikle anlamı uzmanlar dışında pek bilinmeyen Arapça ya da Batı dillerinden bir sözcük düşer. Bir süre oyalanırız onunla, Türkçesi yok mudur diye bakarız, sonra unutulup gider.

Butlan da öyle bir şey. Siyaset gündemine bir anda düştü, şimdi ağızlarda sakız. Halkımızdan, dahası aydınlarımızdan kaç kişi biliyordu anlamını Olumsuz bir şey olduğu belli ama ne demek

Batıl sözcüğüyle akrabalığını sezinleyerek sözlüğe göz attığımda yanılmadığımı gördüm.

Bir akdin, antlaşmanın vb. hükümsüz olmasa anlamına geliyormuş.

Örnek olarak yakın kan hısımlar arasındaki evlilikler veriliyor.

Gerçek ortaya çıktığında bu evlilik işlemi hukuk dışı, geçersiz vb. sayılıyor.

Benim aklıma bir başka örnek geldi.

Diyelim ki ülkenin birinin anayasasında cumhurbaşkanı olmak için filan okuldan diploma almak gerektiği yazılı.

Ve diyelim ki biri böyle bir diplomaya sahip olmaksızın bir şekilde böyle bir makama getirildi.

Bu işlem butlan ya da her ne ise mutlak butlan davasına yol açar mı

Hukukçularımızın bu konuda görüşleri nedir bilemem.

Bu arada dil konusunda da bir çift sözüm var. Başta hukuk ve tıp alanlarında olmak üzere adları, terimleri, deyimleri olabildiğince Türkçeleştirmeliyiz. O zaman pek çok şey daha anlaşılır olacak, özellikle de hukuk dilinde anlaşılması bir anda güç sözcüklerin arkasında karanlıkta kalan olgular herkesçe kolaylıkla anlaşılabilecektir.

***

Tıpkı şu butlan olgusunda olduğu gibi.

Butlan mutlan, bence hukuka aykırı olarak açılan bu davanın adı ne olursa olsun, amaç Özgür Özel ve ekibinin seçildiği CHP kurultayını hükümsüz, geçersiz kılmaktır.

Hedef, butlan sözcüğünü kalkan gibi kullanarak mümkünse CHP'yi bütünüyle ortadan kaldırmaktır.

Bu hukuk değil, siyaset değil, eşkıyalıktır.

Hukukun da siyasetin de en yalın anlamıyla ahlakın da ayaklar altına alınmasıdır.

Yapılan şey, sadece CHP'ye oy veren ve bugün seçmen çoğunluğunu oluşturan milyonlara değil, ülkenin bütününe, gelecek umuduna, demokrasi geleneğine, Cumhuriyetimize karşı işlenmek üzere olan bir suçtur, darbe girişimidir.

Böylece Özgür Özel'in 19 Mart 2024 tarihini darbe olarak nitelemesi daha bir açıklıkla haklılık kazanmaktadır.