Hep merak ettiğim Sinop'a hayatımda ilk kez adımımı atarken aklımda da Sinopale'nin 10. edisyonuna kavramsal çerçevesini veren söz dolaşıyor: "Karada akıl yürür, denizde sezgi". Sinoplu bir balıkçının sözüymüş. Sinopale'nin kurucularından T. Melih Görgün'ün cümleleriyle "Karasal aklın o her şeyi denetim altında tutmak isteyen hesapçı düzenine karşı, denizin değişken, sezgisel ve akışkan dünyası". Sinop'ta biraz zaman geçirince de ne demek istediğini daha iyi anlıyorsunuz. Bu kente karakterini deniz veriyor. Ve denizden ilham alan, gördüklerinizi, duyduklarınızı, dokunduklarınızı sezgilerinizle algıladığınız bir bienal bir kente bu kadar yakışabilir.
Bu yıl bienalin dört küratörü var: Deniz Kırkalı, Marina Fokidis, Mariam Natroshvili ve T. Melih Görgün. 10. Edisyon demek 20 koca yıl demek. Sinopale'nin 20. yılında 12 ülkeden 25 kadar sanatçı var. Bu bienalde katılan sanatçıların hazır işlerini getirmeleri değil Sinop'a gelip burada, Sinoplu zanaatkarlar ve gönüllülerle birlikte üretim yapması amaçlanıyor. Gelen sanatçılar 2 Eylül'de üretim sürecine başlamışlar ve 15 Kasım' a kadar sürecek bienalin açılış günü olan 25 Eylül'e işlerini tamamlamışlar. İşlerin bitip son halleriyle sergi vitrinine konmasından değil seyirciyle birlikte şekillenip dönüşecekleri buluşmaya hazır olmasından söz ediyorum. Biz de 25 Eylül'de bu buluşmaya tanık olmak için Sinop'a geldik.
Her şeyden önce ben böyle bienal açılışı hiç görmedim. Sinop halkı çoluk çocuk eski askeri gazino binasında toplanmış, odadan odaya büyük bir coşku içinde geziniyorlar. Sanırsınız lunaparktayız. O çocukların neşesi ve hevesi... Collectif Masi'nin "Sudan Ele Elden Suya" yerleştirmesi için bir kenara konan bir yüzü mavi taşların üzerine deniz soğuğu deyince aklına geleni yazan ya da çizen çocukları izliyorum uzun uzun.
Sinopale'nin sabah tanıştığım iki eş-direktörünün hikayesini dinlediğim için bu bana daha da büyük bir heyecan veriyor. Yiğit Bahadır Kaya, Sinopale ile küçükken getirildiği çocuk atölyesiyle tanışmış. Çağatay Şimşek ise 16 yaşındayken 'Kardeşler' temalı bir projeye ablasıyla birlikte katılarak. Bugün ikisi bienalin direktörlüğünü de ve görebildiğim kadarıyla her türlü işini diğer arkadaşlarıyla birlikte yürütüyorlar. Herkesin bir işin ucundan tuttuğu bir yapı var burada ve belki birkaç edisyon sonra bugün taşa resim çizen çocuklar da ekibin bir parçası olacak.
Sinopale, Avrupa Kültür Derneği tarafından 2005 senesinde kâr amacı gütmeyen, imece ve gönüllülük esaslı bir kültürel inisiyatif olarak kurulmuş. Bienalin koordinasyonu bugün Sinop Sürdürülebilir Kültür Derneği tarafından sağlanıyor. 'Sürdürülebilir' sözcüğünün bu kadar yerli yerinde kullanıldığını da az gördüm.

5