Arslan Tekin

Arslan Tekin

Yeniçağ
Gündem 456 yazı 4 takipçi

'100 Öncü Kadın'

Cumhuriyet Türkiye'sinin öncü kadınlarını ne kadar biliyoruz "Kadar"ı bir tarafa, gerçekten hangi kadın hangi dalda öncü, haberimiz var mıCumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılında, 100 kadın "100 Öncü Kadın"ı yazdı. (Editörler: Hatice Bahtiyar-Esra Alkan. Genel Yayın Yönetmeni: Prof. Dr. Zeki Taştan. Toplumsal Dönüşüm Yayınları, 495 s.). Kitabın üs

'İslâmcı' iktidar-Hz. Ömer

Recep Tayyip Erdoğan, sık sık Hz. Ömer'in adaletinden, hakkaniyetinden bahseder(di). Uzun zamandır Hz. Ömer'in adı dilinde yok. Acaba, hadsiz hesapsız adaletsizlikler, boşu boşuna hapis yatan "kin" kurbanları hatırlatılır, diye mi, Hz. Ömer'in icraatından, adaletinden bahsetmiyor!Faiz meselesinde "Nas var. Sana bana ne oluyor." diyen parti lideri,

Anayasa'da milliyetçilik tarifi neye işaret ediyor

Anayasa Mahkemesi gerekli olmasaydı, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra kurulur muydu Yoksa Anayasa Mahkemesi'ni darbeciler, kendilerince darbenin şartlarını korusunlar diye mi kurdularAnayasa 12 Eylül 1980 darbesinden sonra kökten değiştirildi. Üstelik ilk dört maddesine bir de olmayacak bir şey yapıldı "Atatürk milliyetçiliği" eklendi. Evet, olmaya

Yargıtay'la Anayasa Mahkemesi yer değiştirsin!

Yargıtay, Can Atalay için iki defa "hak ihlali" diyen Anayasa Mahkemesi'ne -R. T. Erdoğan'ın çizgisi dışında karara vardığı için- bayrak açmıştır. Olanları herkes böyle anlıyor.Anayasa Mahkemesi, kendisini zorlayarak bir karar daha vermişti. O da Recep Tayyip Erdoğan'ın hilafınaydı. ÇözümÇözülme döneminde neredeyse devlet kurdukların ilân eden PKK'

Can Atalay 'terörist' mi

Gezi Davası'ndan içeri atılanlar, haksız yatıyorlar. Bu tartışmaya açık değil!Önce Gezi Davası'na dâhil edilmek istenen Osman Kavala'nın "Hükûmeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" isnadıyla ağırlaştırılmış hapse mahkûm edilmesi, hiçbir surette izah edilemez. Bunu kaç defa yazdık. Yıkıcı bölücülere karşı sempatisi var mı, yok mu bilemem. Belki vardır. A

Bugün Anayasa çiğnenir ya yarın

Anayasa göz göre göre çiğneniyor. Yeni rejimin raconu bu. Son karar makamını çiğnemek, bütün kanunları Saray'a raptetmek."Tek adam rejimi" için 16 Nisan 2017'de oylama yapıldı, yüzde 51 oyla "Cumhurbaşkanlığı Hükûmet sistemi" denilen yeni rejime geçilirken, referandumda araya Anayasa'yı da koysaydınız, "Anayasa baş zatın iki dudağı arasındadır. Raz

'Alevifobi ile Mücadelenin İlk Partisi'

Alevîlik Türkiye'de çok hassas bir mesele... Kimileri Alevîleri arkalarına alıp yürüyecekleri hesabına girerler.Bir tarihte Birlik Partisi vardı. Varlık gösteremedi ama derin iz bıraktı.Diren Çakmak, "Alevifobi İle Mücadelenin İlk Partisi: (Türkiye) Birlik Partisi (1966-1981)" kitabını yazdı (Libra Yayınları, 507 s.)Kitabın tanıtılmasında şu ifadel

Halifelik deyince ne anlıyorlar

Ak Parti'nin, Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlunun başını çektiği vakıfları öne çıkararak yaptığı "lanet" mitingi, "Halifelik isterük!" mitingine dönüştü. Necmeddin Bilal Erdoğan ve diğer tertipçiler, mitingin böyle bir atmosfere gireceğini hiç düşünmüşler miydiBelki de "Bizim de nihaî hedefimiz halifelik. Halifelik pankartları açanların talepleri makbu

Vahşete lanet mi hilâfete çağrı mı

Hilâfet yine tartışmaya açıldı. Artık hilâfetçiler mesafe aldıklarını düşünüyorlar. Çok rahatlar.İki gün önce iktidar destekçisi dernekler, vakıflar bir araya gelerek büyük bir miting düzenlediler. Maksat şehitlerimizi anmak, PKK'ya lanet okumak, Gazze'de vahşete imza atan Siyonistlere tavır koymaktı. Ancak, mitingde "hilâfet" öne çıktı.Suudî Arabi

İstanbul Belediye başkan adayı Bilal Erdoğan mı

Önceki gün, İstanbul'da Ak Parti büyük gösteri yaptı. Diyeceksiniz, bu 308 sivil kuruluşun Gazze için, şehitlerimiz için mitingi değil miydi Evet öyle. Dikkat ederseniz, öne çıkan isim, Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Necmeddin Bilal oldu. Muhalif muvafık bütün ekranlarda onu gördük.Üstelik "İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı" ve "Türkiye Gençli

MEB Bakanı işareti verdi... Bu yıl tarikatlarcemaatler yılı

Yeni yıla girdik. Geçen yıl en çok konuşulan meseleler, elbette başta enflasyon, enflasyonun türevi emeklilerin uçurum kıyısına itilerek karga leşleriyle karnınızı doyurun denmesi, kadın cinayetleri, İsrail'in Filistinlileri soykırıma uğratmaları, son dönemde, Siyonistlerin atağına paralel, PKK'nın saldırıları, şehitlerimizin gelmesi ve hepsinin ön

İstiklâl Savaşı'nda futbolun yeri!

Fenerbahçe ve Galatasaray, acaba, Suudî Arabistan'da değil de Türkiye'de karşılaşsalardı, Mustafa Kemal Atatürk bu derece öne çıkar mıydı Sanmıyorum. Çıksaydı, "Biz 'Ne Mutlu Türk'üm Diyene!' ve 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sloganları eşliğinde Atatürk'ün posterleriyle sahaya çıkacağız." diye önceden duyururlardı. Hesapta bunlar yoktu.Maçın, kendiler