Türkiye-İsrail gerilimi, söylemden ibaret

ABD'nin Türkiye büyükelçisi demokrasiyi reddetip monarşileri överken, CHP'nin tepkisi dostları demokrasiye sahip çıkmaya mı çağırıyor?

Arslan Bulut
20.04.2026
17
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Tom Barrack'ın Ortadoğu'da demokrasinin işe yaramadığını ve güçlü liderliğin gerekli olduğunu söylemesine CHP'nin gösterdiği tepkiyi analiz eder. Yazar, ABD'nin tarihsel olarak kendine uygun monarşileri desteklerken demokratik hareketleri bastırdığını iddia eder ve Türkiye'nin bu oyunda rolünü sorgular. Peki, demokrasi savunuşu gerçekten bölgesel istikrar için bir engel mi yoksa başka çıkarlar için mi kullanılıyor?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya Diplomasi Forumu'nda bölge için monarşileri ve güçlü liderliği kutsayan, demokrasi ve insan haklarının burada işe yaramadığını söyleyen ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Temsilcisi Tom Barrack'ın özür dilemediği takdirde istenmeyen adam ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Tom Barrack, "Dünyanın bu bölgesi sadece tek bir şeye saygı duyar: Güç. Eğer güç göstermezseniz, zayıflık gösterirseniz, savunmada kalırsınız. Suriye bunun iyi bir örneği. Suriye neden işliyor ünkü güçlü, kararlı ve cesur bir lider var. İnsanlar geçmişte onunla aynı fikirde olmayabilir ama onu bir yere doğru liderlik ederken görüyorlar. Körfez örneğine bakacak olursak; bu ülkelerin oldukça başarılı olduklarını ve buradaki müşfik monarşilerin sonuç verdiğini görürüz. Eğer bölgeyi incelerseniz ki antidemokratik olduğu gerekçesiyle bu sözlerimden dolayı muhtemelen yine eleştiri alacağım, işe yarayan tek şeyin, altını çiziyorum 'tek' şeyin, bu güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz. Ya müşfik monarşiler ya da bir nevi monarşik cumhuriyetler... Bunun dışındaki her şey, yani o 'Arap Baharı' süreci, sadece sönümlendi ve yok olup gitti. Demokrasi ya da insan hakları adına müdahale ettiğimiz ülkeler ise hüsrana uğradı. Günün sonunda refah; İsrail'in, çıkarlarını Körfez'le ve bu köklü medeniyetlerle ki Suriye dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir, ortak bir paydada buluşturmasından geçiyor." dedi.

***

Bölgedeki Suudi Arabistan, diğer Körfez ülkeleri ve Ürdün gibi monarşileri, ABD'nin ve İsrail'in çıkarlarına uygun olduğu sürece ayakta tutan, bağımsızlık belirtisi gösteren ülkeleri Arap Baharı ile karıştırıp sonra askeri darbe veya iç savaş çıkararak kontrol altına alan ABD'dir.

Kaddafi, Saddam ve Esad güçlü liderlerdi. Üçü de ABD operasyonu ile devrildi. Operasyonlarda demokrasi ve insan hakları bahane olarak kullanıldı. Bu liderlerden Saddam idam edildi, Kaddafi linç edildi, Esad canını zor kurtardı. Saddam rejiminin yerine ABD'ye bağımlı bir yönetim getirildi, Son seçimlerin galibi Maliki'ye, ABD tehdidi sebebiyle başbakanlık görevi verilemiyor. Ülke bölündü ve zayıf düşürüldü. Libya, Kaddafi'den sonra ikiye bölündü ve gücünü kaybetti. Suriye'nin askeri alt yapısı yok edildi. ABD yetiştirmesi bir terörist, ülkenin başına geçirildi.

Mısır'da Arap Baharı desteklendi, çok düşük katılımlı seçimle iş balına gelen Muhammed Mursi'nin Amerikan çıkarlarını bozacağı anlaşılınca darbeyle devrildi.

Üstelik "İsrail bölgede ulus devlet istemiyor. Türkiye de Osmanlı millet sistemine dönmeli" diyen de Tom Barrack'tır. Türkiye'deki iktidar da ulus devleti yıkmaya, yerine "Türk-Arap-Kürt ittifakı"na dayalı yeni bir devlet kurmaya çalışıyor. Bu amaçla başlatılan yeni açılım sürecine CHP de tam destek veriyor.

Bu sebeple, CHP'nin Tom Barrack'a gösterdiği tepki, "dostlar demokrasiye sahip çıkarken görsün" tepkisidir.

***