Türk Devletleri Teşkilatı Ankara zirvesi

Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Ankara'da gerçekleştirilen 13. Zirvesi başarılı olmuş, ancak bu zirveye Azerbaycan Devlet Başkanı'nın katılmaması, özellikle Türkiye açısından burukluk yaratmıştır.

"Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla yapılan TDT Devlet Başkanları Konseyi Zirvesinde Ankara'da çeşitli etkinlikler düzenlenmiş hem bu etkinlikler hem de Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yapılan gösteriler katılımcıların beğenisini kazanmıştır. Zirve'nin ardından "Ankara Bildirisi" imzalanmış ve yayınlaşmıştır.

Bildiride önemli konulara değinildi

Zirve'ye katkı sağlamak için öncesinde yapılan Dışişleri Bakanları toplantısında, Zirve boyunca yapılan çalışmalar, konuşmalar ve sonuçta mutabık kalınıp hazırlanarak imzalan Ankara Bildirisi'nde, Türk dünyasında giderek güçlenen dayanışmanın kalıcı stratejik işbirliğine dönüştürülmesi ve gelecek yüzyılın daha büyük birlik ve refah çağı haline getirilmesine yönelik ortak iradenin teyit edildiği görülmüştür.

Bildiride yer alan; siyasi koordinasyon, ortak dış politika vurgusu, KKTC, Gazze, Suriye ve Afganistan'a ilişkin mesajlara ilişkin hususların, Güvenlikte/Savunmada, ekonomide, sektörel, kültürel ve sosyal alanda, eğitimde, sporda ve kurumlar arasında öngörülen işbirliği ve gelişime yönelik alınan karaların uygulamaya geçmesi halinde TDT'nin küresel ölçekte bir güç odağı olacağı anlaşılmıştır.

Toplantılar, konuşmalar, ikili görüşmeler, etkinlikler ve diğer zamanlardaki sohbetlerden edinilen intiba, üyelerin tümünün bildiride yer alan konulara samimiyetle sahip çıkacağı yönünde olmuştur.

Azerbaycan Devlet Başkanı katılmadı

Her ne kadar Azerbaycan Devlet Başkanı, 30 Ekim'de Bakü'de düzenlenecek FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali'nin ödül törenine katılacağı için Zirve'ye katılamayacağını, yerine Dışişleri Bakanının katılarak kendisini temsil edeceğini belirtmiş olsa da planlaması çok önceden yapılan bu Zirveye katılmaması hem Türkiye hem de TDT açısından bir eksiklik olarak hissedilmiştir.

Bu duruma, bir müddettir iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan sıkıntıların ve son zamanlardaki açıklamaların sebep olduğunu söylemek mümkündür.

Ancak 29 Ekim'deki Azerbaycan'da yapılan kutlamaların coşkusuna, Azerbaycan Devlet Başkanı'nın Cumhuriyet Bayramı kutlama mesajındaki Türkiye-Azerbaycan stratejik ortaklığına yaptığı güçlü vurguya bakıldığında, yaşananların konjonktürel bir durumdan kaynaklandığı ve Azerbaycan Yönetimi'nin Türkiye'ye karşı tepkili olmadığı, karşılıklı anlayışa dayanan diyalogla kısa bir süre içinde bu sıkıntının üstesinden gelinebileceği anlaşılmaktadır.

Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Zirve'de Azerbaycan Dışişleri Bakanı'na gösterdiği yakın ilgi ve Azerbaycan için verdiği mesajlar, ilişkilerin kısa bir süre içinde yine sıcak ve samimi bir duruma geleceğinin işareti olarak görülmüştür. Özellikle "Türk dünyası aile fotoğrafında ayrılığa yer olmaz. Ezelden ebede kardeşiz." ifadesi çok olumlu bir iz bırakmıştır.

Gelişmelerin kaynağı ve yapılması gerekenler

-Sıkıntı yaratan konulardan biri, Azerbaycan'ın İsrail'le olan ilişkileri için, basın, medya ve sosyal medya yoluyla bazı siyasilerin, konuşmacıların ve olaya ideolojik olarak bakan sivil toplum kuruluşlarının yaptığı tenkitler olmuştur.

Bu konuda Türkiye'deki yönetimden herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Ancak Azerbaycan basını tarafından buna göz yumulduğunu ima eden ifadelere yer veren yazılar yazılmış, sosyal medya kanalıyla tepkiler verilmiştir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, Azerbaycan'ın da egemen bir devlet olarak her bağımsız ülke gibi dış politikada kendi çıkarlarını ön planda tutacağının göz önüne alınması ve bu konuda izlediği politikanın analiz edilerek anlayış gösterilmesi ve saygıyla karşılanıp mutlaka bizim istediğimiz gibi davranmasının beklenmemesi gerektiğidir.

-Diğer bir konu da Karabağ Savaşı için düşüncesizce söylenen bazı sözlerin Azerbaycan üzerinde oluşturduğu kırgınlıktır. Bu savaşta Azerbaycan'ın gerçekten gösterdiği cesaret ve kahramanlıklarla, hiçbir zaman inkâr etmedikleri, söz ve davranışlarıyla da gösterdikleri Türkiye'ye karşı olan minnet duyguları ön planda tutulmalı, onlara verdiğimiz destek için de mütevazi olunmalıdır.

-Bir diğeri de Azerbaycan yönetiminin başörtüsü ve okul kıyafeti düzenlemesi konusunda aldığı karara istinaden, Türkiye'deki bazı yetkililer, birtakım kuruluşlar, basın ve medya organları ve sosyal medya kullanıcıları tarafından Azerbaycan'a ve ülke yönetimine karşı eleştiri boyutlarını da aşan ifadelerde bulunulmasıdır.