Londra'da Türk müziği rüzgârı

Londra'da Türk markası sayısı 10'u aştığında, bu göç ve yatırım trendi gerçekten kültürel başarı mı, yoksa ekonomik ayrışmanın bir göstergesi mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Londra'daki Türk müzik konserleri, üst sınıf Türk işadamlarının toplanma mekanları ve Knightsbridge'teki Türk markaların artışını milli gurur kaynağı olarak sunuyor. Bunu Türk toplumun Londra'da güçlenmesi ve kültürünü koruyabilmesiyle gerekçelendiriyor. Ancak bu coğrafyada yaşayan Türklerin kimler olduğu ve bu "Türkleşme" nin kimin yararına olduğu sorusu açık kalmıyor mu?

Londra'da konser verecek Türk şarkıcıların sayısı gün geçtikçe artıyor. Biletleri yok satıyor. Önümüzdeki günlerde İngilizlerin başkentinde konser verecek en heyecan verici isim ise Kenan Doğulu. İşte Londra'daki Türk müziği rüzgârından detaylar...

GLOBAL ÜNLÜLERİNKONSER ARENASI

Londra gün geçmiyor ki yeni bir Türk konseri düzenlenmesin. Bu konser artışında hiç şüphesiz son 3 yıldır Londra'ya taşınan Türklerin ciddi bir etkisi var. Keza bu konserler Türk toplumunun buluşması, kaynaşması ve müzik kültürümüzden kopmaması adına çok kıymetli. Şu an ise Yalın ve Gülşen'in ses getiren konserleri sonrası İngiltere'de yaşayan Türk toplumu yeni bir konsere hazırlanıyor.

O da Kenan Doğulu'nun uzun zamandır beklenen performansı.

Atlantis Yapım'ın organizasyonuyla 24 Nisan'da düzenlenecek konser en son ünlü Coldplay ekibinin sahne aldığı The O2'da gerçekleşecek.

Duyduğuma göre Türk iş dünyasından Suzan Sabancı ve daha birçok ünlü isim etkinlik için VIP bilet alıp arkadaşlarıyla Kenan Doğulu konserine gelecek kişiler arasında.

Haberin Devamı

Biletler, eventim.co.uk sitesinde satışta. Aynı yapım şirketinin bir sonraki Londra konser organizasyonu ise Özcan Deniz için 16 Haziran'da.

Görünen o ki bu yaz Türk yıldızların İngiltere'de daha çok konser vereceği bir dönem olacak.

TÜRK ZENGİNLERİNİNGÖZDESİ

Londra'yı ziyaret eden Türk cemiyet hayatının ünlülerine bugünlerde en çok rastladığım mekân ise Knightsbridge'deki Mandarin Oriental Otel'in içindeki The Aubrey isimli mekân.

Aynı mahallede hatta otelin yan binasından oturan birçok Türk zenginden kaynaklı The Aubrey'de birçok önemli ismi de görebilirsiniz. İsmini ünlü İngiliz illüstratör Aubrey Beardsley'den alan ve günümüzde Japon mutfağı sunan mekânın dekorasyonu, ağırlığı ve havası da zaten bir üyelikli kulüp havasında.

İngilizlerin en gösterişli yılları olan Victoria döneminin ihtişamıyla Japon minimalizmi harmanlanmış diyebilirim.

Tüm bu gösteriş 250 farklı el çizimi orijinal Japon tabloyla bambaşka bir seviyeye çıkartılmış. Dekorasyonundaki onlarca farklı tablo, pembe renkler, gösterişli halılar gerçekten göz alıcı. Kiralanabilir özel yemek odaları da iddialı.

Haberin Devamı

Menüden ise miso soslu patlıcan, Wagyu eti, cod balığı, çarkıfelek meyveli suşi ve pamuk şekerinden yapılan tatlı tarifi bence denenmeli. Suşilerinde kullandıkları pirincin Japonya'daki Hokkaido adasından özel olarak getirildiğini öğrendiğimde ise ayrıca şaşırdım.