Ümmetim on beş şeyi işlediği zaman...

Ümmetim on beş şeyi işlediği zaman...

ALİ SANDIKÇIOĞLU

Son senelerde hem ülkemizde hem de bütün dünyada bugüne kadar görmediğimiz orman yangınları, sel felaketleri, su taşkınları, depremler göze çarpmaktadır.

Sibirya'daki yangının dumanları ta kutuplara kadar ulaşabildiğini geçmişte TV.'lerde izlemiştik.

Elbette ki, kimse bu yangınları, selleri, su baskınlarını istemez, tasvip etmez. Ülkemizde bir kısım orman yangınlarının bazı soysuzların yaptıkları kundaklamalar sonucu çıktığı tespit edilmiş.

Güzelim ormanlar, ormanlar içinde yaşayan binlerce tür hayvan yanıp kül oluyor. Dünyanın birçok yerinde ve ülkemizde Şiddetli yağmurlar, seller, su baskınları, tusunami sebebi ile felaketler yaşanıyor.

Şayet bu ormanlar birileri tarafından bilerek yakılıyorsa, yakanların insanlıkla alakaları yoktur.

İnsan olan, vicdanı olan böyle bir cinayeti asla işleyemez.

Yağan yağmurlara, taşan denizlere, depremlere, toprak kaymalarına insanların pek etkisi olmasa da.

Samimi olarak Cenabı Hak birçok olayların geçmişte cereyan ettiği mübarek günler ve geceler, enbiya ve evliya hürmetine ülkemizden, İslam aleminden ve bütün dünyadan her türlü bela, musibet ve tabii afetleri "RAHMAN" sıfatı ve doksan dokuz güzel ismi hürmetine kaldırsın, korusun, uzak eylesin inşallah.

Bu kısa yazımda birçok hadis kitabında yer alan mübarek peygamberimiz Muhammed (SAS) Hazretlerinin şu günlerde çok, çok önem arz eden bir hadisi şerifinin mealine yer vermek istiyorum:

İbret alabilmek Rabbim cümlemize nasip eylesin.

Bir kere daha inşallah hepimize insanlık olarak yaradılış gayemize uyabilmeyi, güzelim dünyayı insanlar olarak yaptığımız tahribatlarla yaşanamayacak hale getirmekten bizleri kurtarsın inşallah.

İnana da, inanmayana da dünya güllük, gülistanlık olsun.

Dikkatle okuyalım:

Hz. Ali (ra) Efendimiz Peygamberimizden (sas) şöyle bir hadisi şerif rivayet etmektedir:

Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor:

"Ümmetim on beş hasleti yaptığı (işlediği) zaman onlara bela hak ve helal olur. Ashap soruyor ya resulullah onlar nelerdir

Peygamber Efendimiz maddeleri şu şekilde sıralıyor:

1-Ganimet, milli servet (hazine) fakir ve fukaraya uğramadan belirli kişilerin eline geçtiği zaman.

Zengin ve mevki sahibi olanlar,

(Devlet hazinesini elinde tutanlar istediği gibi fakir, fukara, garip gurabayı düşünmeden israf içinde kendi malları gibi devletin hazinesini (Beytülmalı kullandıklarında.)

2-Emanet ganimet sayıldığı, ihanet edildiği zaman.

(yani emanet ehline verilmez ve emanetlere ihanet, hıyanet edildiği zaman.) Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz (sas) Emanete riayet edilmemesini münafıklığın alametlerinden saymıştır.

3-Zekat ağır bir yük ve angarya sayıldığı zaman.

(Zekat verme durumunda olanlar zekatlarını vermekten kaçındıkları vakit.)

Bir zamanlar Osmanlı imparatorluğunda zekat verilebilecek insan bulunamıyordu. Herkes zekatını verdiği için zekat verilecek insan yoktu.

O zamanın uleması fetva vererek yol kenarlarında sebiller, çeşmeler, aşhaneler… gibi yerler yapıldı. Bugün yer yüzündeki Müslümanım diyenler tam olarak zekatlarını verselerdi. Eritre'de, Myanmar'da ve dünyanın birçok yerinde insanlar açlıktan susuzluktan, bebekler süt ve ilaçsızlıktan ölürler mi idi

4-Kişinin gayri meşru işlerde hanımına itaat edip, anasına, babasına isyan ettiği zaman.

(Zamanımız da hanımları yüzünden anne ve babalarını darul acezeler de, düşkünler evlerine bırakan evlatların sayısı maalesef bir hayli kabarık. Nice ana, babalar; darul acezeler de, düşkünler yurtlarında evlatlarına, torunlarına hasret vaziyette gözleri kapıda, pencerede bekliyorlar maalesef ne gelenleri var ve ne de soranları var.)

Günümüzde olduğu kadar hiçbir zaman analar, babalar, yaşlılar evlerinden dışarı atılmamıştır. (Bir çok gencin anası, babası, düşkünler yurdunda iken kucağında kedisini veya köpeğinin taşıyor ona anadan, babadan çok daha fazla hizmet ediyor af edersiniz kıçını temizliyor ancak anasından babasından iğreniyorlar!

Büyüklere, yaşlılara karşı akıl almaz bir saygısızlık devam etmekte.

5-Arkadaşına iyilik edip babasına cefa ettiği zaman.

Anasını, babasını dövenleri, eziyet ve iskence edenleri hatta öldürenleri zaman, zaman gazetelerden okuyoruz.

6-Mescidlerde (dünya ) ile alakalı sesler yükseldiği zaman.

Üzülerek ifade edelim ki günümüzde mescitlere girişler çıkışlar, Mescitlerde oturmalar, hele Cuma günün hutbe dinlemeler hiçte mescid adabına uygun değildir.

Çokları camileri sohbet evi haline getiriyor ki. Bu kesinlikle doğru değildir. (İmam efendi hutbe okurken çokları telefonuyla meşgul dinlediği bile yok.)

7-Halkın en alçağının halka lider seçildiği zaman.

Milletini, kavmini idare edenler en alim, en adil en kültürlü insanlardan olmayıp en cahil, hak, hukuk, adalet bilmez insanlardan seçildiği zaman.

8-Kişiye şerrinden korkulduğu için saygı gösterildiği zaman,

Bunu günümüz de bir kısım mafya liderleri ile izah etmek mümkün. Devletin kanunlar varken kanunlara müracaat etmekten korkup asi insanlara itaat eden nice insanlar var yer yüzünde. Problemleri devlet değil, kanunlar değil, mafya babalarının çözdüğü ve bu insanlara hürmet ve itaat edildiği zaman.

9- Çeşitli isimler altında ima edilen içkilerin içildiği, (Her türlü sarhoş eden madde.) Günümüzde resmi rakamlardan öğrendiğimize göze maalesef içki, kumar, fuhuş, sigara, esrar eroin, uyuşturucu sentetik haplar dünyada ve ülkemizde en küçük yaşlara kadar inmiştir.. Herkes zorluk çekmeden bulabiliyor ve kullanıyor.

10-İpeklerin giyildiği, zaman. Nedeni, niçin araştırılabilir. İslam dini İpek giymeyi ve altını kullanmayı kadınlara helal, erkeklere ise haram kılmıştır.

Maalesef günümüzde hem ipeği, hem de altını kullanan Müslüman erkeklerin sayısı bir hayli yüksektir.

11-Çalğı aletlerinin çalındığı zaman

Dünya genelinde, Müslüman olan ülkelerde, ve müslüman olmayan ülkelerde her türlü çalgılar günümüzde çalınmaktadır.

12-Oyun havalarının, oyunların oynandığı (Kadınlı erkekli)

Helal ve haram, mahrem namahrem, İslami tesettüre riayet edilmeden kadınlar yarı çıplak vazıyette erkeklerle sarmaş dolaş oynadıklarında. Ne yazık ki, günümüzde bu tip olaylar bir hayli artmış adına sanat ve eğlence, medeniyet, ilericilik(!) diyorlar