Burada bizzat geçmişte Almanya'da görevde iken yaptığım bir tespitime izninizle yer vermek isterim. Adı mahfuz bir bölge idarecisi ay sonu hatminde erkek ve hanımlara sohbet ediyor (Bu hatimleri ve sohbetleri bilenler bilir. Halen devam etmektedirler. Hafta içi şubelerde, ay sonu belirtilen bir şubede veya bölge merkezinde.). Hoca Efendi Sohbetinde tam olarak 59 defa büyüğümüzden (ağabeyimizden) bahsetti. 27 defa Cenab-ı Hakk'ın ismini andı. 19 defa da Hz. Peygamber Efendimizin (SAS) ismini telaffuz etti, bizzat saydım ve not aldım. Peygamber Efendimizin (SAS) şöyle bir hadisi şerifi vardır: "Benimle kıyametin arası şu iki parmağın arası kadar yaklaştığı sırada ben peygamber olarak gönderildim." derdi. Sonra da sözlerine şöyle devam ederdi: "Bundan sonra söyleyeceğim şudur ki: Sözün en hayırlısı Allah'ın kitabıdır. Yolların en hayırlısı Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellem'in yoludur. İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkarılmış olan bid'atlardır. Her bid'at dalâlettir, sapıklıktır.". Sonra da şöyle buyurdu: "Ben her mümine kendi nefsinden daha ileriyim, daha üstünüm. Bir kimse ölürken mal bırakırsa o mal kendi yakınlarına aittir. Fakat borç veya yetimler bırakırsa, o borç bana aittir; yetimlere bakmak da benim görevimdir." (Müslim, Cum'a 43. Ayrıca bk. İbni Mâce, Mukaddime 7).
Yukarıda sayılarını verdiğim hoca efendinin yaptığı sohbet rıza-ı ilahiden, ihlastan, samimiyetten,

25