Doğum günü kutlamaları caiz mi

Rasulullah(SAS)şöyle buyurdu: "Bizden başkasının sünnetiyle (yani âdetiyle) amel eden bizden değildir!" (Taberani Mucemu'l-Kebir 1/118, Albânî Silsiletu'l-Ehadîsi's-Sahiha 5/193).

O halde buradan şöyle bir sonuç çıkartabiliriz: "Doğum günü kutlamaları Allah'ın emir ve yasaklarına Peygamberimizin (SAS) sünnetine uygun olması şartıyla caizdir. Hayat ve ömür Cenab-ı Allah'ın insanlara verdiği en önemli nimetlerdendir. Her nimet şükür istediği gibi yeni bir yıla girmek de şükür ister. Peygamberimiz (SAS) ve diğer peygamberler şükrü gerektiren durumları Allah'a yaklaşmaya bir vesile kabul ederek şükür mahiyetinde oruç tutmaktaydılar. Buna pazartesi günü orucunu örnek olarak vermek mümkündür. Peygamberimiz (SAS) pazartesi günlerinde oruç tutmasının sebebi olarak o günde doğduğunu o günde kendisine Kur'an indirildiğini belirtmektedir (Müslim, Siyam 36 (1162); İbn-i Hibban, Sahih, c.8, s.403 (3642); Abdurrezzak, Musannef, c.4, s.295 (7865)). Öyleyse doğum günü kutlanabilir. Ancak Aleyhissalâtu Vesselâm Efendimizin yaptığı gibi bunu Cenab-ı Allah'a bir yaklaşma ve bir şükür vesilesi olarak görmek gerekir. Ayrıca Resulullah (SAS) cuma gününün faziletini izah ederken Hazreti Adem'in bu günde yaratıldığını ifade etmiştir (Müslim, c.2, s.585 (854); Tirmizî, Sünen, c.2, s.359; Ebû Davud, Sünen, c.2, s.277; Nesaî, Sünen, c.3, s.91; İbn-i Mace, c.2, s.186).

Bir başka açıklama ile doğum günü: "Doğum günü kutlamalarını yapılış gayesive doğurduğu sonuçları açısından değerlendirmek gerekir. Bu kutlamalarda amaç, bir kişinin doğmuş veya o anda kutlamış olduğu yaşa gelmiş olmasının sevincini çevresi ile paylaşmaktan, bir araya gelip hoşça vakit getirmekten ibaret ise kutlamanın meşru ölçüler içinde yapılması şartıyla makul ve caiz olduğu söylenebilir. Fakat yılbaşı eğlence ve kutlamalarındaolduğu gibi, bu tür kutlamaların yabancı kültüre imrenme ve taklit unsurları galip gelirse, kutlamalarda meşru ölçüler dışına çıkılırsa sakıncalı olacağı tabiidir." (H. Yunus Apaydın,Diyanet İlmihal: II,İslam Ve Toplum, s: 483). Yapılan değerlendirmede "Hristiyanlar, Müslümanlardan öğrenip, almışlardır. Yaş günü kutlamak ibadet değil âdettir. Bu âdet Hristiyanlardan gelmiş olsa bile, ibadet olmadığı için Müslümanların, doğum günü, evlilik yıldönümü gibi günler tertip etmesinde mahzur yoktur. Fakat gayrimüslimlerin ibadet olarak yaptıkları şeyleri, mesela bayramlarını kutlamak caiz olmaz." denildi. Bilindiği gibi çok eskiden beri özellikle Osmanlı döneminde ve günümüz de Peygamber Efendimizin (SAS) için mevlid kandilleri tertip edilmektedir. Bu da bir nevi doğum günü kutlamasıdır. Bu günlerde Kur'an-ı Kerimler, ilahiler, salavatı şerifler okunur dualar yapılır. Buna benzer doğum günlerini kutlamakta bir mahzur yoktur. Ancak siz doğum günü kutluyorum diye İslam'ı ölçüleri aşar, haram işler yapar, içki, kadın erkek karışık bir vaziyette içilir, kadınlar dekolte bir halde erkeklerle iç içe, içip içip sarhoş olmuş, kendinden geçmiş vaziyette türlü rezillikler sergilenirse; bu vaziyette biz oğlumuzun veya kızımızın doğum gününü kutluyoruz derseniz buna kimse helal diyemez. Bu tip doğum günleri, yaş günlerini kutlamak elbette ki caiz olmaz.